Güneş batıdan doğunca…

Belçika’dan okuyucumuz: “Kıyamet alâmetlerinden bir tanesinin güneşin batıdan doğması olduğunu biliyorum.
Bununla ilgili hadisler var. Fakat konuşmuş olduğum bir şahıs bana bunu bu şekilde neden algılıyorsunuz dedi. Şu şekilde de olabilirmiş; meselâ batı tarafından bir kişinin güneş gibi doğarak İslâm dinini yayması ve herkes onu gördüğünde iman etmesi de olabilirmiş. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce güneşin gerçekten batıdan doğması imkânsız olan bir şey mi?”

YORUMLAR ÂDETULLAHA UYGUN OLMALI

Güneşin batıdan doğduğunu haber veren hadisler var. Fakat hadis ve âyet yorumu ilim gerektiren bir iştir. Herkes bir şeyler söyler; ama isabetli yorumu ancak dinde âlim olanlar yaparlar. Diğer bir husus, bir yorumcunun kendi yorumunu tek yorum olarak algılayıp, diğer yorumlara kapıyı kapama cüretinde bulunması haddini bilen bir davranış değildir.

En önemlisi ise, batı tarafından bir kişinin güneş gibi doğması ve onu gören herkesin iman etmesi düşüncesi âdetullaha aykırıdır. Bu özellikte bir peygamber bile gelmiş değildir. Batıdan geleceği zannolunan şahsın peygamberden daha ileri yetkilere sahip olacağını düşünmek âdetullaha, yani Allah’ın koyduğu hikmet düsturlarına ve imtihan sırrına uygun değildir.

EN İSABETLİ YORUM RİSALE-İ NUR’DA

Güneşin batıdan doğuşu bir kıyamet hadîsinde şöyle haber verilir: Ebu Hüreyre (ra) anlatmıştır: Resulullah (asm) şöyle buyurdu (uzun bir hadistir): “ (…) Tâ ki güneş batıdan doğar. İnsanlar bunu görünce topluca iman ederler. Fakat bu zaman, daha önce iman etmemiş olan ve imanıyla hayır kazanmamış bulunan hiçbir kimseye imanının fayda vermeyeceği bir zamandır.” 1

OKU:   Kıyamet nasıl kopacak?

Güneşin batıdan doğuşu ile ilgili en zengin ve isabetli yorumu Risale-i Nur’da buluyoruz. Bedîüzzaman Hazretleri, güneşin batıdan doğuşunun artık kıyametin kopuş saatinin başlangıcı demek olduğunu bildiriyor.

Bu, kâinatın bitişidir. Bu öyle dehşetli bir saattir ki; insanoğlunun cürümleri, isyanları, ahlâksızlıkları ve çılgınlıkları ayyuka çıktığından; kâinattan Hazret-i Muhammed’in (asm) risâlet (peygamberlik) nuru çıkmış, Kur’ân gitmiştir. Kur’ân’ın kuvve-i cazibesi kopmuş, yerkürenin ipi çözülmüştür. Kâinat bu sıkleti ve mesuliyeti taşıyamadığından divane olmuş, vefat etmiştir; yer küre başıboş serseri gibi olmuş, kafasını ve aklını kaybetmiş, şuursuz kalan başını bir gezegene çarpmıştır.2 Bu şiddetli çarpışma esasen-–emr-i İlâhî ile—kıyametin kopuş sürecinin de başlaması demektir.

Çarpışmanın dehşetli etkisiyle yerküre mihverinden çıkar, hareketinden geri döner, batıdan doğuya olan seyahatini, doğudan batıya doğru değiştirir. Güneş, battığı ufukta bundan dolayı tekrar gözükmeye başlar. Böylece güneş batıdan fizikî olarak doğmuş olur.3

ARTIK TÖVBE KAPISI KAPANMIŞTIR

Üstad Saîd Nursî’nin ifadesiyle, artık semavî ve ulvî küreler “Kün!” emrine, yani “Mihverinden çık!” hitabına mazhar olmuşlardır. Derken yıldızlar çarpışır, dev küreler oradan oraya savrulur, feza dev dalgalarla çalkalanır, milyonlarla güllelerin ve kürelerin müthiş sesleri ve sadâları kulakları patlatır. Dev kıvılcımlar, ateş topları, alevler dalga dalga yükselir. Dağlar uçuşur, denizler yanar ve yeryüzü düzlenir.4

Güneşin batıdan doğuşu kıyametin kopuş sürecinin başlangıcı olduğundan; artık zamansız olarak tövbe kapısı kapanmış, pişmanlık imkânı ortadan kalkmış, Âdemoğlu için dünya hayatı sona ermiştir.

OKU:   Zülkarneyn kimdir?

Kâinatın çözülüşü, dağılışı ve yıkılışı sona erince, Cenâb-ı Hakk’ın emriyle yeni bir hayatın ve ebedî bir âlemin inşâ edileceği konusunda Kur’ân’ın beyanı ve taahhüdü vardır.5

Netice itibariyle, güneşin batıdan doğması kıyamet başlangıcında olacak bir gerçektir.

Başka türlü yorumlar yapılamaz mı?

Allah’ın koyduğu hikmet düsturlarına ve imtihan sırrına uygun şekilde başka türlü yorumlar da yapılabilir şüphesiz. Fakat başka türlü yapılan yorumlar, dünyanın kıyamet başlangıcında dönüş yönünü değiştirip güneşin batıdan doğması gerçeğini değiştirmez.

Dipnotlar:

1- Buhârî, 12/2123; Diğer rivayetler için bakınız: Müslim, Eşrâti’s-Sâ’a, 13.
2- Lem’alar, s. 329.
3- Şuâlar, s. 510.
4- Sözler, s. 490.
5- Bakınız: Yâsîn Sûresi, 36/79; Rûm Sûresi, 30/27.

Benzer konuda makaleler:

image_pdfimage_print
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir