Fesad çağında sünnete uymak

Turgay Namdar: “Fesad-ı Ümmet zamanda benim bir sünnetime ittiba eden yüz şehidin ecrini kazanabilir.“ hadisinde geçen bisünneti kelimesinin anlamı nedir. Buradan -benim sünnetimi-, -benim herhangi bir sünnetimi- ya da -benim münhasır bir sünnetimi- hangisini anlamak gerekir. Yani örneğin sünneti ihya maksadıyla dişlerini fırçalamak yüz şehit sevabı kapsamında mıdır? Buradaki kelimenin anlamı eğer münhasırlık ifade ediyorsa, yani -bir sünnetimi- anlamı varsa hangi sünneti anlamak lâzım? Bu sünnet bazı hadislerde ifade edilen her şart altında dâvâsında sadâkati ifade eden “bir elime güneşi, bir elime ayı verseler dâvâmdan vazgeçmem” hadisinde ifade edilen mesleği devam ettiren anlamında anlaşılabilir mi?”

ZOR ZAMANLAR

Ümmetin her zor döneminde ümmeti sahil-i selâmete çıkaran mebuslar, yani mücedditler gelmiştir. Bu mücedditler veraset-i nübüvvet sırrına sahiptirler. Bu zevat-ı alişan geldikleri asırda Peygamber Efendimiz’in (asm) hangi sünneti, hangi mesajı öncelikli olarak fesada uğramış ise, ümmet hangi noktalarda dara düşmüşse, bozulma hangi noktalarda başlamış ise o noktalarda Peygamber Efendimiz’in (asm) sünnetini ve aydınlık yolunu göstermeye vazifelidirler.

Fesat ve dalâlet yolları sünnete zıt yollardır. Zulmetlidir. Karanlıktır. Menhustur. Ama caziptir. Cerbezecidir. Parlak görünür. İnsanlarca muteberdir. Bu sebeple zamanın imamına uymayan hemen herkes kolayca ağına düşer. Yanlışı göremez. Yanlışı doğru telâkki eder. Batılı hak zanneder.

Hani, asl’a benzeyen sahte mallar vardır. Rengi, boyu, şekli tıpkı asıl gibidir. Ama sahtedir, uyduruktur, bu sebeple ucuzdur; asla aslın yerini tutmaz.

Ümmeti Peygamber (asm) yolundan yüz çevirten dalâlet yolları aynen böyledir. Sünnete benzer. Ama sünnet değildir. İnsanlar ona sünnet diye değil; ama sünnet yerine uyar. Sünneti ise dışlar. Sünneti sürece mahkûm eder, o çağın geleneksel davranışı öyle idi, şimdi bu çağ başka der; asrî göreneğe uyar. Ve bunun dinsizlik olmadığını savunur. Oysa o dininin yolunu ve rengini kaybetmiştir. Çünkü o sünneti kaybetmiştir.

BEDİÜZZAMAN’IN IZDIRABI

Sünnet dediğin zaman şahane cerbeze yapar. “Peygamber (asm) eliyle yemek yemiş; o zaman sen de elinle ye! Önemli olan Kur’ân’a uymaktır. Zaten sünnet dediğin çoğu şey uydurma rivayetlerden ibarettir….” gibi kafa karıştırıcı içi boş cümleler kurarlar.

İnsanların çoğunu cezb ederler. Böylece insanlar sünneti terk eder. Sonunda aslında Kur’ân’ı terk eder.

Bu fesat ve dalâlet öyle açıktan gelmez. Ümmeti kandıracak biçimde suret-i haktan görünerek gelir. Açıktan gelse zaten ümmet rağbet etmez.

İşte böyle zamanlarda veraset-i nübüvvet sırrına sahip zatlar ümmetin imdadına yetişirler. Ümmete sünnet yolunu gösterirler. Dalâlet ve bid’at yolunun fark edilmeyen, fark edilmediği için sakınılmayan, sakınılmadığı için kabul gören, kabul gördüğü için ümmeti dinden uzaklaştıran cazibesinden ümmeti korurlar.

Meselâ Bediüzzaman’ın şu haykırışı böyle meb’usane bir haykırıştır: “Eskiden tehlikeler hariçten gelirdi; onun için mukavemet kolaydı. Şimdi tehlike içeriden geliyor. Kurt gövdenin içine girdi. Şimdi mukavemet güçleşti. Korkarım ki cemiyetin bünyesi buna dayanamaz. Çünkü düşmanı sezmez. Can damarını koparan, kanını içen en büyük hasmını dost zanneder. Cemiyetin basiret gözü böyle körleşirse, iman kalesi tehlikededir. İşte benim ıztırabım, yegâne ıztırabım budur…”1

YÜZ ŞEHİDİN SEVABINI KAZANMAK

Meselâ bu ahir zamanda Bediüzzaman’ın iman kalesine sahip çıkması ve sayısız burhanlarla iman kalesini tahkim etmesi… İslâm ümmetinin içine düştüğü hastalıkları keşfetmesi ve çareler söylemesi… Bu kabilden olarak ümitsizliğe düşmek, sıdkı terk etmek, yalana fazla revaç vermek, ümmet fertlerini birbirine bağlayan bağların gevşemesi, din adına meydana çıkmaktan din adına siyaset yapmayı anlamak gibi… Daha nice hususlarda ümmetin içine düştüğü fecaati göstermesi ve ümmeti Kur’ân’dan ve sünnetten çarelere dâvet etmesi, Sünnet-i Seniyyeye çağrı manasına gelir.

İşte böyle zor zamanlarda bu mebuslara sadâkat göstererek uyanlar necat bulurlar, bid’attan, fesattan, dalâlete düşmekten kurtulurlar. Sünnete doğru biçimde uymuş olurlar.

Ve bu duruşlarıyla fitneden korundukları gibi, uhrevî olarak da –inşallah- yüz şehit sevabını kazanırlar.

Dipnot:
1- Tarihçe-i Hayat, Tahliller, Envar Neşriyat, s. 628.

image_pdfimage_print

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Kaza namazlarımız
477
Oğuzhan Bey: “Kaza namazlarımızı kılmaya çalışıyoruz. Ancak hepsini kılmaya ömrümüz vefa etmez ise, Cenab-ı Hak mahşer gününde sünnetlerimizi farzlar yerine sayar mı? Böyle bir hâdisten bahsediliyor.”...
Haccın farzları ve vacipleri
102.689
Pakistan Rawalpindi’den Günnur Aksu: “Haccın farzları ve vacipleri nelerdir? İhram nedir? İhram ile niyet arasında bir fark var mıdır? İhram yasakları nelerdir?” Haccın farzı üçtür: 1- İhram, 2-...
Zât-ı Risâletin (asm) şemaili
149
Düzce’den Abdullah Topçu: “Peygamber Efendimiz’in (asm) şemaili saçı, sakalı, yürüyüşü… vesair nasıldı? Sakalı uzun muydu?”   ŞEMAİLİN MÂNÂSI Zat-ı Risaletin, yani Peygamber Efendimiz’in (...
Uyku nimetini kullanırken
1.159
Ayşegül Hanım: “Uyku gaflet midir, nimet midir? Yatmada sünnet olan hususlar nelerdir?” Yaratılışı gereği, insan, gündüz çalışmakta ve yorulmakta; gece ise dinlenmek için uyumaktadır. Bünyemiz gec...
Kurban bayramdaki sünnetler
4.698
Almanya/Köln’den Abdullah Efe: “Bayram günlerinde sünnete uygun olarak neler yapmamız gerekir?” Kurban Bayramını idrâk ediyoruz. Bizi bu bayrama eriştiren Rabbimize sonsuz hamd ü senâ olsun. ...
İslâm’ın altın hükümleri: Farz, vacip, sünnet
89.366
Ümran Küpçü: “Mükellef, farz, vacip ve sünnetin ayrı ayrı tahlilli tanımını yaparak, farz, vacip ve sünnet olan halleri kısa hatlarıyla açıklar mısınız?” Mükellef Kime Denir? Mükellef, dinin emirl...
Yatmak ve uyumak âdâbı
17.069
Almanya/Aachen’den Ayşegül Rüzgâr: “Yatmada sünnet olan hususlar nelerdir? Ayakların kıbleye gelmesinde bir sakınca var mıdır?” İnsan yaratılışı gereği gündüz çalışmakta ve yorulmakta; gece ise d...
Bir Ramazan sünneti: Terâvih Namazı
1.559
Necati Bey: “Teravih namazı hakkında bilgi verir misiniz? Oruç tutamayanlar teravih namazı kılmalılar mı? Teravih namazı sünnette kaç rekâttir? Sekiz rekât da kılınır deniyor; bu doğru mudur?” Tera...
Abdest, tesbih, teşehhüd ve kıraat
1.070
Berk Bey: “1- Dişlerimizin içine giren yemek kırıntıları abdeste ve gusle mâni teşkil eder mi? 2- Namazdan sonra tesbih çekerken tesbihi veya elimizi yukarı kaldırmamız gerekir mi? Tesbihe üflemek do...
Sol eli kullanma
570
İzmir/Çamdibi'nden okuyucularımız: "Sol eli nerelerde ve nasıl kullanmalıyız? Zarûret halinde sol el ile yemek yenir mi, su içilir mi?"   Peygamber Efendimiz (asm) yemek ve içmek için sağ e...
Gusül abdesti üzeri
595
“Gusül abdestinin alınışını tarif eder misiniz? Bazıları gusül abdesti alırken Allah rızası için diyor; bu doğru mu?”   Hazret-i Ayşe Validemiz (ra) anlatıyor: “Resûlullah (asm) gusül abdes...
Akika ve adak kurbanı
6.076
Murat Koç: “Doğan çocuğuma adakta bulunmuştum. Çocuğum bir aylık oldu. Akika mı daha önemlidir, adak mı? İlk önce hangisini kesmem icap ediyor. Veya kurban bayramını beklesem hem akika, hem adak hem d...
Kur´ân´ı öğrenmeye ve öğretmeye hazır mıyız?
453
İstanbul’dan okuyucumuz: “Kur’ân-ı Kerim okumak ve öğrenmek farz mıdır, sünnet midir?”   Kur’ân-ı Kerim Allah kelâmıdır. Ezel ve Ebed Sultanı olan kâinat Sahibi’nin insanları hem muhatap al...
Abdestin Sünnetleri
551
Adapazarı’ndan Fahri Utkan: “Abdest alırken sağ ayak yıkandığı zaman kurulanıp çorap giyilse, ardından sol ayak yıkansa olur mu?”   Abdest alırken çabuk davranmak, uzuvlar arasında oyalanma...
Ayet-el Kürsi yazılı bir kolye ile wc´ye girilmesinde bir sa...
37.326
Cem Ergün: “Eşim boynunda Âyet-el Kürsi’nin bulunduğu altın bir kolye taşıyor. Kolyeyi tuvalete girerken ve banyo yaparken çıkarması gerektiğini söylemişler. Ya da kazağının içine koymalıymış, görünme...
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir