Felâket çığırtkanlıklarına dikkat!

İstanbul’dan Saniye Ergün, Kocasinan’dan Adnan Bey, Ankara’dan Metin Bey, Kenan Kaya, Ekrem Gökhan: 1 Sosyal medyada bir video dolaşıyor. Ramazan ayının ilk günü Cuma gününe denk geldiğinde, ayın 15’i Cuma günü tüm dünyada bir sayha duyulacağı, büyük bir depremin olacağı, peşi sıra gelecek hadiselerde büyük bir kargaşa çıkacağı, akabinde Mehdi Aleyhisselâmın geleceği şeklinde bir hadisi şerifin olduğu ifade ediliyor. Bunun uydurma bir hadis olduğunu ifade edenler de var. Bu konuda bizi aydınlatabilir misiniz?”

BEŞ CUMALI RAMAZAN 

Ramazan-ı Şerif’in eteğine yetiştik. Şükürler olsun. Yarınki Cuma günü Ramazan-ı Şerif ayı girmiş oluyor.

Bu sene Ramazan ayında 4 Cuma daha var: 1 Mayıs Cuma, 8 Mayıs Cuma (Ramazan’ın on beşinci günü oluyor), 15 Mayıs Cuma, 22 Mayıs Cuma, 24 Mayıs Pazar günü de Ramazan Bayramı olacak kısmetse… Bu Ramazan ayında toplam 5 Cuma oluyor. Başımıza bir gelecek mi var, nedir?

Sosyal medyada, felâket haberleri ile dolu hadis olduğu iddia edilen sözler ve kehanetler dolaşıyor. Bazısında el çabukluğu ile 1441 yılı da sıkıştırıverilmiş.

Çığırtkanlık ve uydurmacılık bir hastalık mıdır, iki ayrı hastalık mıdır, klinik yönü var mıdır, doktorlara sormak lâzım. Hele bu uydurmacı kişi işini, Peygamber Efendimiz’in (asm), “Kim bilerek bana yalan isnat ederse, Cehennemdeki yerine hazırlansın” 2 tehdidine rağmen bunu yapıyorsa, bizim ilâve bir şey söylememize gerek kalmıyor. Sadece Allah kurtarsın diyebiliriz.

OKU:   Duâmız olmazsa ne değerimiz var?

Hadis uyduran Hazret-i Peygamber (asm) ile savaşıyor demektir. Hele böyle kehanetvari metinlerle ortaya çıkan birisi doğrudan Tevhid inancıyla savaşıyor demektir. Milletin dindar yapısını kullanan kişi ise doğrudan milletin inancıyla savaşıyor demektir.

Böyle uydurulmuş yalanları hadis diye yayanlara alet olmayalım.

YALAN UYDURMACILIĞI  

Böyle uydurma işleri bir grup Yahudinin yaptığını, Müslümanları uydurma saçmalıklarla meşgul ederek doğru inançtan uzaklaştırmayı hedeflediğini daha önce bir vesile ile duymuştum. Önceleri bu uydurmacılık işini kapılara bırakılan mektuplar yoluyla yaparlardı. “Şu duâyı on kişiye gönderirseniz, bir hafta içinde zengin olacaksınız. Yoksa başınıza bir felâket gelecektir.” Vs. Dilin kemiği yoktur. Belli ki, şimdilerde böylesi yalanlar yetmiyor, bizim kitaplarımızda yazılı rivayetlere dadanmışlardır.

Hadis diye dolaşan bu metinler hadis metinleri değildir. Bu metinlerde hadis üslûbu değil, daha çok kehanet üslûbu ön plana çıkmıştır. Birileri oturmuş, bir senaryo yazmış, kendisine metin olarak yakın bulduğu rivayetleri senaryosunda kullanıvermiş. Pandemi sürecini de fırsat bilmiş. Bu yıl Ramazanın Cuma günü başlamasını da malzeme yapmış.

Oysa Ramazan ayı sadece bu sene Cuma günü başlamıyor. Ramazan’ın Cuma günü başladığı ve Ramazan’ın 15’inin de haliyle Cuma gününe rast geldiği çok Ramazan’lar olmuştur. Takvimdir bu. Her güne rastladığı gibi, dönüşümlü olarak Cuma gününe de rastlıyor.

RİVAYETLERİ ZAMANINDA TENKİT EDİLMİŞTİR   

Bu yayılan metinlerin bir kısmı Nuaym bin Hammad’ın Kitabul-Fiten adlı kitabına hadis diye aldığı rivayetlerdendir. Sahih hadis kitaplarında yer almamıştır. İlgili devir muhaddisleri bu rivayetlere güvenmemişler ve tenkid ederek kitaplarına almamışlardır.

OKU:   Mi’rac hadisi Yahudi uydurması mıdır?

Yayılan hadislerin kaynağı olarak gösterilen Nuaym bin Hammad, abid, salih ve mücadeleci bir kişi olmakla beraber, sünneti koruma gayretiyle, zayıf ve münker hadisleri rivayet etmekle tanınmıştır. Rivayetlerinde çokça yanılıp bunları birbirine karıştırdığı bilinmektedir. Rivayetleri pek kabul görmeyen kişilerden de hadis aldığı için kendi zamanında muhaddislerce eleştirilmiştir.

“Kitabul-Fiten” adlı kitabında yer alan rivayetlerinin çoğu sıhhatli bir zincirle Peygamber Efendimiz’e (asm) ulaşmaz. Makbul sayılmayan ravi sözlerini hadis metinlerine karıştırdığı için gerek Nuaym bin Hammad’ın, gerekse Taberani’nin rivayetleri sıhhat bakımından ilgi görmemiştir.

Böyle haberlere itibar etmeyelim. Ramazanımızı, ibadet hayatımızı ve Tevhid inancımızı örselemeyelim. Sadece Allah’tan korkalım. Ve pan- demi sürecinden bir an önce kurtulmaları için insanlara duâ edelim.

Dipnotlar:
1- Buhari, Enbiya, 50.

Benzer konuda makaleler:

image_pdfimage_print
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir