Duâda fiilî adım

Serkan Bey: “Bir arkadaşımla aram bozuktu. Düzelmesi için açıkçası hatalı olmadığım halde tam bir ay boyunca duâlar ettim.Duâmın kabul olmuş olabileceğine inanıp arkadaşımı aradım. Fakat cevap bile vermedi. Açıkçası ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Duâ halen ediyorum, ama kabul edileceği yönünde ümidim sarsıldı. Allah duâmı belki de başka türlü kabul etti, ama bir hadis-i şerifte Allah kabul etmeyeceği duâya devam şansı tanımaz deniyordu. Ne yapmam gerekiyor?”

DUÂNA KATRAN KAT

Duâlarımızın kabulü için, kavlî duâmız ile birlikte fiilî duâmızı da eksik etmemeliyiz. Fiilî duâmızın eksik olması demek aslında, Allah’ın isim ve unvanına başvurumuzun eksikliği demektir. Bu da duâlarımızın kabulünü geciktirir.1

İnsan isteklerine iki şekilde ulaşır:

1- İstediği şeye doğru gider. İstediği şeyin olması için atması gereken adımı atar, yapması gereken işler varsa hakkını vererek yapar, fiilî olarak istediği şeyi elde etmeye çalışır.

2- İstediği şeye doğru gitmeye gücü yoksa birisinden yardım ister. Elimden tut der. Doğrudan Allah’tan yardım istiyorsa buna duâ diyoruz.

Bu ikincisi kavlî duâya misaldir. Fakat ikincisini yapmak için birincisini yapmaktan âciz olması gerekir.

Gücümüz dâhilinde olan şeyleri bizzat fiilimizle yaparız. Bir işi fiilimizle yapmaya fiilî duâ diyoruz. Fiilî duâ mümkün olduğu halde yapılmaz ise, kavlî duâdan fayda beklemek doğru olmaz. Peygamber Efendimiz (asm) duâ ettiği halde iyileşmediğini söyleyen birisine, “Duâna katran kat.” buyurmuştur. Adam bu Peygamber (asm) sözünün verdiği işareti doğru anlamış, katrandan ilâç yapıp kullanınca şifa bulmuştur.

FİİLÎ ADIM ATALIM

Dargın arkadaşımızla barışmak için yapmamız gereken bir çok fiilî adım vardır. Bu adımları atarken kavlî duâmızı da eksik etmeyiz. Ama sadece kavlî duâ yapıp, atmamız gereken adımları atmazsak, hedefimize ulaşamayız. Sorumlusu da biz oluruz. Sonra dönüp bundan dolayı, duâm kabul olmadı diye Allah’ı itham etmemiz doğru olmaz.

Bu kırgınlığın temeline inelim. Bizim mi kabahatimiz var, onun mu?

Bu iş bir kabahatla başlamış; ama iletişim hatalarıyla devam etmiş olmalı.

Dargınlıkların yüzde doksanı iletişim hatasıdır. Esasen dargınlık bir iletişim hatasıdır.

Genelde incir çekirdeğini doldurmayan bir şeyle başlar. İletişim hatalarıyla giderek bir çığ gibi büyür. Araya bazı dostların sözleri de girer. Bazı dostlar meseleyi boş yere kaşıyarak, bazıları da lâf taşıyarak kaş yapayım derken göz çıkarır ve meseleyi içinden çıkılmaz bir hale sokar.

Bu süreçleri bir bir gözden geçirelim. Öncelikle hatamızı görmeye çalışalım. Hatamız olmasa bile, karşı tarafı kıran davranışımızı gözden geçirelim.

Bizi kıran bir şey olmuşsa, biz kırılmaktan vazgeçelim. Onu bağışlayalım. Onu suçlamayalım. Yanlış anlaşılmış bir husus varsa, bunu ortadan kaldıralım.

KENDİMİZE DÜŞENİ YAPALIM

Arkadaşımızla doğru iletişim kuralım. Gerekirse, bir hatâmız olmasa bile özür dileyelim.

Olmuyorsa biraz sabretmemiz gerekebilir. Çünkü zaman en iyi müfessirdir. Zaman tanımak arkadaşımıza da düşünme fırsatı verir. Çok fazla üstüne varmayalım, ama fırsat kollamaya devam edelim.

Bu süreçlerle üç gün çoktan geçmiş olabilir şüphesiz. Ama burada biz barışmakta öncü olmakla, ilk adımı atmakla inşallah rahmete daha yakın yerde duruyoruz demektir. Girişimimiz barışla sonuçlanmasa bile, eğer bir kusurumuz yoksa Allah katında vebal bizden gider.

Biz, içimizde olması muhtemel kin, gadr, kırgınlık gibi ne varsa boşaltalım, bitirelim, dargın arkadaşımızla tam kardeş olalım.

Bu ara tatlı dilli olmayı unutmayalım. Atalarımız, “Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.” demişler. Peygamber Efendimiz de (asm), “Tatlı dil sadâkadır.” buyurmuştur.

Bu esnada kavlî duâmızı yapmaya da devam edelim.

Kendimize düşen bunlar. Kendimize düşeni yapmaya gayret edelim. Fakat Allah’ın duâmızı kabul edip etmeyeceğini tecrübe eder gibi bir tavra girmeyelim.

Dipnot:
1- Sözler, s. 508

image_pdfimage_print

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Fiilî ve kavlî duâyı elden bırakmamak
935
Kırklareli’nden bir okuyucumuz: “Son zamanlarda içim daralıyor. İnançlı olduğum halde içim nedensiz sıkılıyor. 19 Yaşındayım, ÖSS’ye hazırlanıyorum. Ne yapmam gerek?”   Fiilî ve kavlî duâyı...
Duâ ile muska arasında ne fark vardır?
3.660
İran Tebriz’den Roghaye Hattari: “Duâ ile muska arasında ne fark vardır?” Duâ kalplerin sadece Allah’a açılması ve kişinin her derdini sadece Allah’a arz etmesidir. Bu, kalp ile veya dil ile yapılabi...
Günahlardan korunma
705
İzmir’den isimsiz okuyucumuz: “Ben şu anki işim gereği evlenemiyorum. Günahlardan nasıl korunayım?” Günahlar, her zaman şu kısa dünya hayatında en büyük handikapımız. Şeytanın elindeki en kolay koz. ...
Duâlarımız âlem-i berzaha nasıl ulaşır?
8.598
Mehmet Bey: “Ölenlerimiz için Kur’ân okumak özellikle Yasin Sûresi’ni okumak caiz midir? Yoksa bid’at mıdır? Ölenlere Kur’ân okunmaz diyenler var!” ÖLENLERİMİZE DUÂ EDERİZ Kur’ân ölülere inmedi. B...
Bir evliyayı vesile ederek dua edilirmi
1.019
Mustafa DARYAVUZ: “Dua ederken bir evliyayı vesile ederek dua etmek mi lâzımdır? "   Duâ ederken sadece doğrudan Allah’a yönelmek lâzımdır. Bir evliyayı vesile etmek şart değildir. Duâda ka...
Uyku sünnetleri
995
“Uykuya girerken ne gibi duâlar okumalıyız? Hangi sünnetlere riâyet etmeliyiz? Ayakların kıbleye uzatılmasında bir sakınca var mıdır?”   İnsan yaratılışı gereği gündüz çalışmakta ve yorulmakta;...
Duâda ellerin ters çevrilmesi ve cüz dağıtmak üzerine
792
Birçok Okuyucumuz: “Dost bir tv kanalında bir hoca, salâten tuncinada “afat” derken elleri ters çevirmenin ve cüz dağıtarak hatim yapmanın kaynağı yoktur dedi. Bunlar doğru mu?” Duada Ellerin Ters Çe...
Hastalığı hafifletmenin yolu
448
İstanbul’dan Hamdi Gocek: 1) “Sizden hiç kimse, maruz kaldığı bir zarar sebebiyle, ölümü temenni etmesin. Mutlaka onu yapmak mecburiyeti hissederse, bari şöyle söylesin: ‘Rabbim! Hakkımda hayat hayırl...
“Barış” ibadetini ihmal etmeyelim
469
Ayşe Hanım: “Dargınlık hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? Yeterince bilgiyi bulamıyorum.” Dargınlığı dostumuza verdiğimiz bir tür ceza olarak tanımlayabiliriz. Dostumuzu kendimizden mahrum...
Örnek bir tövbe: Kâ’b bin Mâlik’in (ra) tövbesi
6.661
Kırıkkale’den bayan okuyucumuz: “Sahabe efendilerimizden örnek bir tövbe aktarabilir misiniz? Makbul bir tövbe nasıl yapılır? Bir tövbenin kabul olması için gerekli şartlar nelerdir? Tövbemizin kabul ...
İmamın farklı mezhepten olması
903
Ahmet Bey: “Hanefî imama tâbi bir Şâfîin, sabah namazında kunut duası okumadığı için sehiv secdesi yapması gerekir mi?”   Sabah namazında ve ramazanın son yarısında vitir namazlarında kunut dua...
Tövbemizin kabul edildiğini anlayabilir miyiz?
3.677
Bayan okuyucumuz: “Tövbemizin kabul edildiğini anlayabilir miyiz? Bu konuda sahabelerden örnek var mıdır?” HÜSN-Ü ZAN, BİLMEKTEN DAHA İYİDİR Eğer kalbimizde günahtan dolayı hüzün oluşmuşsa, üzüntü...
Namaz hakkında
538
Hilmi Bey: “1-Namaz sonrasında ‘Estağfirullah ellezî lâ ilâhe illâ hû’ demek bid’at mıdır? 2-Gündüz cemaatle kılınan namazlarda neden gizli okunuyor? Gece cemaatle kılınan namazlarda neden açıktan o...
Ezan duasını sesli yapmak
2.821
Adana’dan Şevket Bey: “Ezan okunduktan sonra camide imam, müezzin veya cemaatten biri tarafından ezan duasının açıktan okunmasında bir sakınca var mıdır?” Dualarda, tesbihatta ve nafile ibadetlerde s...
Bulgaristan´dan bir duâ!
513
Bulgaristan/Veliko Tarnova şehrinden Aras Uzunov: “Selâm aleyküm! Ben Bulgaristan’dan Aras. Hıristiyan ülkede yaşadığımız için İslâmî bilgilerimiz biraz kısıtlıdır, benim yaşadığım Veliko Tarnovo kent...
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir