Duâda ellerin ters çevrilmesi ve cüz dağıtmak üzerine

Birçok Okuyucumuz: “Dost bir tv kanalında bir hoca, salâten tuncinada “afat” derken elleri ters çevirmenin ve cüz dağıtarak hatim yapmanın kaynağı yoktur dedi. Bunlar doğru mu?”

Duada Ellerin Ters Çevrilmesi

Peygamber Efendimiz (asm) yağmur duâsında bulunduğunda, gerek susuzluk ve kıtlık musîbetinden, gerekse sel afetinden Allah’a sığınmak için ellerini ters çevirmiştir. Hadis kitaplarının ‘istiska’ bölümlerinde bu rivayet vardır.1 İmam-ı Nevevî bu hadisi yorumlarken demiştir ki: “Âlimlerimiz bu hadisten hareketle, belâlardan kurtulmak için yapılan duâlarda ellerinin tersini çevirmişler, Allah’tan bir şey isterken de ellerinin içini çevirmişlerdir.”2

Hallad bin Sâbi’l-Ensarî, Peygamberimizin (asm) duâ ederken ellerini nasıl tuttuğunu şöyle anlatıyor: “Peygamber Efendimiz (asm) Allah’tan bir şey istediği zaman avuçlarının içini semaya kaldırır, bir şeyden Allah’a sığındığı zamanda da avuçlarının dışını semâya çevirirdi”3

Kur’ân’da şöyle buyurulur: “Onlar hayır işlerinde yarışırlar, rahmetimizi umarak ve azabımızdan korkarak bize duâ ederlerdi. Onlar bize derin saygı duyan kimselerdi.”4

Bu âyet duâyı iki kısımda zikretmiştir:

1- Rağaben: Allah’ın rahmetini umarak..

2- Rahaben: Allah’ın azabından korkarak… Tefsir âlimleri bu âyetin tefsirinde, “duâ esnasında yerine göre ellerin bazen içi, bazen tersi çevrilir. Allah’tan bir şey istendiği zaman avuçların içi, korku anında Allah’a sığınırken avuçların dışı göğe çevrilir.” demişlerdir.5

Dolayısıyla, bir belâdan, fitneden ve semavî bir afetten Cenâb-ı Hakk’a sığınırken elleri ters çevirmenin6, bir istek ve ihtiyaç bildiren ve rahmetten umut ihtiva eden duâlarda ise ellerin içini göğe çevirmenin sünnet olduğu, ehl-i sünnet âlimlerince bin yıldır sünnet kabul edilmiştir.

Salâten Tüncina duâsında geçen “ve-l’afat” kelimesinde ellerin ters çevrilmesi de aynı sünnet yaklaşımının bir ifadesidir. Risale-i Nur camiası bunu böyle kabul eder ve namaz tesbihatlarında da böyle amel ederler.7

Cüz Dağıtarak Hatim Yapmak

Cüz dağıtarak hatim yapmak ise şahs-ı manevî olmanın bir gereğidir. Elbette temelde herkes kendi koyduğu harç kadar sevap alır. Fakat bir meselede şahs-ı manevî olunca meydana gelen yüksek enerjiyi (şimdiki modern zamanda sinerji deniyor) kim inkâr edebilir?

Üstad Hazretleri bu sinerjiyi bir örnek üzerinden şöyle ifade etmiştir:

“Bu iştirak-i emval düsturu a’mal-i uhreviyeye girse, zararsız azîm menfaate medardır. Çünkü bütün emval, o iştirak eden her bir ferdin eline tamamen geçmesinin sırrını taşıyor. Çünkü nasıl ki dört beş adamdan, iştirak niyetiyle biri gaz yağı, biri fitil, biri lâmba, biri şişe, biri kibrit getirip lâmbayı yaktılar. Her biri tam bir lâmbaya malik oluyor. O iştirak edenlerin her birinin bir duvarda büyük bir âyinesi varsa, her birinin noksansız, parçalanmadan, birer lâmba, oda ile beraber âyinesine girer. Aynen öyle de, emval-i uhreviyede sırr-ı ihlâs ile iştirak ve sırr-ı uhuvvet ile tesanüt ve sırr-ı ittihat ile teşrikü’l-mesai, o iştirak-i a’malden hâsıl olan umum yekûn ve umum nur her birinin defter-i a’maline bitamamiha gireceği, ehl-i hakikat mabeyninde meşhut ve vakidir. Ve vüs’at-i rahmet ve kerem-i İlâhînin muktezasıdır.”8

Tenkit Hukukunu Gözetmek Fazilettir

Şimdi bu meseleler eleştiriye kapalı meseleler değildir. Her ilim adamının eleştiri hakkı da vardır. Altın saykal vurdukça parlar. Hakikatler mihenge vurdukça güzelleşir.

Fakat isteriz ki, bir adap çerçevesinde eleştiri olsun. “Fihi nazarun” ölçüsüyle eleştiri yapılsın. Yani benim dediğim tek haktır denmesin. Bu benim yaklaşımımdır densin. Farklı yaklaşımlara kapı kapatılmasın.

Aksi takdirde ne ilmin izzeti kalır, ne tenkidin hukuku kalır, ne dostluk kalır, ne seviye kalır!

Öte yandan illa da eleştirmek, Molla Kasımlık yapmak zorunda mıyız? Birlik meselelerimiz daha çok değil mi, onu da ayrıca sağduyulu insanlara sormak isterim.

Dipnotlar:
1- Müslim, İstiska: 6.
2- Nevevî, Şerhü Sahih-i Müslim, 5:190.
3- Müsned, 4/56.
4- Enbiya Sûresi: 90.
5- Büluğu’l-Merâm Tercümesi, 2:230.
6- En-Nevevî, el-Minhac, VI, 190; İbn Hacer, Fethu’l-Bârî, II, 518.
7- Bakınız: Risale-i Nur neşreden yayınevleri Namaz Tesbihatları.
8- Lem’alar, s. 399.

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Hastalıklar imtihan mı, arınma mı?
9.807
“Başımıza gelen musibetlerin hangisinin imtihan, hangisinin yaptığımız bir hatadan dolayı olduğunu nasıl anlarız? İşlediğimiz bir kusurdan geldiğini düşündüğümüz bir durumda ne yapmalıyız?” Başımız...
Risale-i Nur’da kaç âyet tefsir edilmiştir?
1.346
Süleyman Kılıç: “Risale-i Nur bir tefsir midir? Kur’ân’ın tamamının tefsiri değil diyenler var. Risalelerde kaç âyet tefsir edilmiştir?” İki Türlü Tefsir Vardır Risale-i Nur için Bediüzzaman şöyle...
Tövbemizin kabul edildiğini anlayabilir miyiz?
2.886
Bayan okuyucumuz: “Tövbemizin kabul edildiğini anlayabilir miyiz? Bu konuda sahabelerden örnek var mıdır?” HÜSN-Ü ZAN, BİLMEKTEN DAHA İYİDİR Eğer kalbimizde günahtan dolayı hüzün oluşmuşsa, üzüntü...
Abdest nurdur, fazilettir
1.745
Nazmi Öztürkçü: “Televizyon ekranlarına yansıtılarak okunan Kur’ân-ı Kerîm sayfalarına abdestsiz bakarak okuyabilir miyiz? Takip edebilir miyiz? Keza televizyon ve radyolarda okunan Kur’ân-ı Kerîm’i y...
Namaz konusunda zorlanmak
1.947
Tuncay Aksaç: “Eşim namaza niyetlenirken çok zorlanıyor, çok istemesine rağmen namazını çok zaman kılamıyor. Kur’ân okurken sıkıntı yaşıyor.” Başta kendimiz olmak üzere, aile efradımızın ve ço...
Bunca mağdur hâlâ neden içeride?
218
İzmir’den Mustafa Ekeroğlu: “Çok duâ ediyoruz. Nur kardeşimiz ve daha nice mağdurlar bir türlü çıkarılmıyorlar. Duânın zamanı neden bitmiyor? Yeterli duâ yapılmıyor mu?” Bartın’dan Ahmet Bey: “Matema...
İntihar edenin durumu nedir?
3.475
'Üzgün Baba' rumuzlu okuyucumuz: “Bundan dört yıl önce hafız olan oğlum kendini astı. Hâlâ çok üzgünüm; aklımdan çıkmıyor. Oğlumun durumu nedir? Oğluma dua edebilir miyim?” ALLAH’IN RAHMETİNDEN ÜMİDİ...
Celcelûtiye nedir? Nasıl bir eserdir?
2.297
Zübeyir Bey: “Celcelutiye hakkında bilgi verir misiniz? Celcelûtiye nedir? Nasıl bir eserdir?” NAZMEDİLMİŞ BİR VAHİY ESERİ Celcelûtiye, Süryânîce “Bedî” demektir. Resûl-i Ekrem Efendimiz Aleyhissa...
Rahmet yolumuzun üzerinde!
650
 Zaman fırtınası, her şeyi sürükleyip sonsuzluklar ülkesine götürmekte. Dünyamız, mahşer meydanı etrafında titiz bir daire çizerken, üzerinde yaşayanlara her fırsatta Mahkeme-i Kübra’yı, hesabı, büyük...
Kaderimiz yazılıysa duâ etmemizin ne anlamı vardır?
3.162
İzmir’den bir okuyucumuz: “Kaderimiz yazılıysa ve zaten değişmeyecekse duâ etmemizin ne anlamı vardır? " Kaderimiz yazılı ve değişmeyecek diye bir husus yoktur. Kulun cüz’î iradesi vardır. Kul irade ...
Cevşenin azametine meleklerin hürmetinin sırrı nedir?
2.308
Recep ALBAYRAK: “Emirdağ Lâhikası 142. Sayfada geçen şu ifadeyi açıklar mısınız: ‘Risalet cihetiyle değil, belki velâyet-i Ahmediye noktasında…” Neden risalet cihetiyle değil?” Göklerde Cevşen’e Duyu...
Hastalığı hafifletmenin yolu
91
İstanbul’dan Hamdi Gocek: 1) “Sizden hiç kimse, maruz kaldığı bir zarar sebebiyle, ölümü temenni etmesin. Mutlaka onu yapmak mecburiyeti hissederse, bari şöyle söylesin: ‘Rabbim! Hakkımda hayat hayırl...
Tüp bebek
884
Manisa’dan Ahmet bey: “Çocuğu olmayan âilelerin tüp bebek yoluyla çocuk sahibi olma teşebbüsleri meşrû mudur? Bunu bir nevî fiilî duâ olarak algılayabilir miyiz? Üzüntülerimizde, beklentilerimizde, y...
Dostlukta bize düşenler
204
Serkan Bey: “Arkadaşımla aram düzelsin diye –kusurlu olmadığım halde- tam bir ay boyunca duâlar ettim. Duâmın kabul olmuş olduğuna inanıp arkadaşımı aradım. Fakat cevap bile vermedi. Açıkçası ne yapma...
Neden İncil ve Tevrat korunmamış
5.358
Almanya’dan okuyucumuz: “Allah (c.c.) neden İncil, Tevrat gibi gönderdiği kitaplarını korumamış; ama Kur’ân-ı Kerim’i kıyamete kadar korumayı vaad ediyor?” Peygamberler kendi dönemlerinde insanların...
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir