Cuma namazı ne olacak?

Konya Seydişehir’den Nihat Sarıaltın, Aydın’dan Seyfettin Öner, Urfa’dan Ahmet Zorlu ve daha pek çok yerden okuyucularımız: “Cuma namazı ne olacak? Biz kendi aramızda bir mescitte kılsak olmaz mı?”

TÖVBE EDİN VE ARININ   

Ümmet olarak ve hatta insanlık olarak, gazab-ı İlâhî’ye maruz kaldığımız bir gerçek. Bu sebeple sağlık tedbirlerinden daha fazla, kulluktaki kusurlarımızı konuşmamız gerektiği de bir gerçek.

Başta Kâbe olarak beytullah vasfını haiz mabetlerin Müslüman’ın ibadetine ev sahipliği yapmaması, adı ister tedbir, ister ne olursa olsun, kaderce biçilen bir “camiden tecrit cezası”nın infazıdır. Bunu itiraf edelim. Bu bir cezadır. Kendimize dönelim, cürmümüzü anlamaya çalışalım. Bu da şimdilik duâmız ve ubudiyetimiz olsun.

Kader, mabetler diliyle diyor ki: Sizin ibadetinize ihtiyaç yok! Mabede gelmeden önce uhuvveti, sulhu, barışı, kardeşliği, sevgiyi, merhameti, şefkati, ittihadı, tesanütü, birbirinizin önemini kavrayın ve mabetlere bid’at sokmayın! Tecrit halinde, itikâfa girmiş gibi tövbe edin ve arının.

Risale-i Nur derslerimiz konusunda ise süreci izleyerek mahallî tedbirler alabiliriz. Eğer evde izolasyon söz konusu olursa, whatsap grupları marifetiyle listeler halinde risaleleri taksim ederek, Kur’ân, Cevşen, Tahmidiye, Sekine gibi münâcatları da paylaşarak yeni ve etkin bir okuma ve münacat seferberliği düzenleyip, sürece duâ katmamız inşallah rahmeti celp eden bir faaliyet olarak makbule geçer.

BİR SALGIN SÜRECİNDEN GEÇİYORUZ  

OKU:   Vakti girmiş ibâdeti ihmal etmeyelim!

Ümmetin bin dört yüz yıldır çok ender yaşadığı bir salgın sürecinden geçiyoruz. Hazret-i Ömer (ra) zamanında Şam’da bir veba salgını yaşanmıştı. Tedbir olarak tecrit, karantina ve izolasyondan başka çare bulunamamıştı.

Hazret-i Ömer (ra) Şam yakınlarına gelince, onu başkumandan Ebu Ubeyde bin Cerrah (ra) karşıladı. Şam’da veba salgını çıktığını bildirdi.

Hazret-i Ömer (ra) kafilede bulunan sahabelerle istişare etti. Sahabeler Şam’a girmemesini tavsiye ettiler.

Abdurrahman bin Avf (ra) bir hadis rivayet etti: “Bir yerde veba olduğunu işitirseniz oraya girmeyiniz. Bulunduğunuz yerde veba çıkarsa orayı da terk etmeyiniz.”

Bunun üzerine Hazret-i Ömer (ra) dönüş emri verdi.

Ebu Ubeyde bin Cerrah (ra): “Allah’ın kaderinden mi kaçıyorsunuz?” deyince, Hazret-i Ömer: “Allah’ın kaderinden Allah’ın kaderine kaçıyoruz.” dedi. 1 Yani Allah’ın kaderine teslimden başka çaremiz olmadığını, ama tedbir almanın gerekliliğini ifade etmiş oldu.

CUMA NAMAZINA GELİNCE 

Allah’tan, beş vakit ezanlarımız okunuyor. Cemaatle namazı iki kişi bulunduğumuz her yerde,–salgın şartlarına dikkat ederek- kılabiliriz ve bu şeairi her yerde yaşayabiliriz. Buna şimdilik -şükür- yasak yok.

Cuma namazının ise konsepti ve şartları diğer namazlar gibi değildir. Vücup şartları ve sıhhat şartları vardır. Bu şartlardan birisi olmadığında Cuma namazı farz olmaktan çıkıyor. Bu durumda sadece o gün öğle namazı kılınıyor.

Cuma namazının farz olmasının şartlarından birisi dört mezhebe göre hür olmak, birisi de özrü olmamaktır. Mezhepler buna yol korkusu, mal, can ve ırz korkusu, hastalık veya salgın korkusu, yaşlılık durumu, hava muhalefeti, şiddetli soğuk, şiddetli yağmur, şiddetli kebaire maruz kalma gibi durumları da eklemişlerdir. Bu durumlarda da Cuma namazı farz olmaktan düşüyor. Nitekim Bediüzzaman Hazretleri yolda kebaire maruz kalınması halinde, o gün öğle namazının evde kılınmasına fetva veriyor. 2

OKU:   Namazda vesveseler

Cuma namazının sahih şekilde kılınması için gerekli şartlardan biri, Cuma namazı için izin verilmiş ve umuma açık bir cami olması, Hanefilerde Cuma namazı için yetkilendirilmiş bir imam olması, Şafiî ve Hanbelilerde en az kırk kişilik, Malikilerde on iki kişilik cemaatin olmasıdır.

Dolayısıyla virus salgınından korunma gibi küresel bir tedbire dayalı verilen fetva, Cuma namazı için özür teşkil ediyor. Bu konuda endişeye mahal yoktur.

Dipnotlar:
1-Buhari,Tıb,30; Müslim; Selam, 98
2-Kastamonu Lahikasıi, s.257.

Benzer konuda makaleler:

image_pdfimage_print
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir