Çocuklar ölünce Cennete giderler

Yaprak Hanım: “Kazada 2,5 yaşındaki minik yeğenim vefat etti. Ailem ve ben yıkıldık. Kazada ihmal var. Eski model tamirden yeni çıkmış arabayla gitmişler ve bebek koltuğunu yanlarına almamışlar. Harika bir çocuktu o. Eceli ömrü bu kadar mıydı? Yoksa o kaza hataydı ve yeğenim erken mi öldü? Ben Allah’a küstüm duâ etmeyi bıraktım. Allah isteseydi onu korurdu. Başka yeğenim yok, aklımı kaybetmek üzereyim. Yeğenimin daha ömrü var mıydı? Yoksa eceli bu kadar mıydı?”

 

SİZ CENNETE GİRMEYE ÇALIŞIN

Akıl baştan gidince, dil ipin ucunu mütehassis duygulara bırakıyor. Bu durumda ağızdan ne döküleceği belli olmuyor. Rabbim isyan hali vermesin ve ıztırabınızı dindirsin. Âmin.

Öncelikle büyük geçmiş olsun. Ve güzel yeğeninize Rabbim rahmet eylesin. İnşallah Cennette beraber olursunuz. Dünyada hiçbir acı yoktur ki, ahiret lehine kat kat rahmeti içinde saklıyor olmasın. Bu zor tecellide de çok büyük rahmet olduğu açıktır. Size sadece sabır, teslimiyet, rıza ve şükür düşüyor. Rabbim mahrum eylemesin. Âmin.

Öte yandan kaza ile ilgili bir yığın sorumlu var. Önce sorumlulara küseceğiz. Onlara hesap soracağız. Allah’a küsmeye hakkınız yok. Eğer siz sorumlulardan dünya mahkemelerinde hesap sormazsanız, Cenâb-ı Allah sizin adınıza mahşerde onlardan hesap soracak, hiç endişelenmeyin. Yeğeninizi de doğrudan Cennetine alacak inşallah. Yeğeniniz aynı güzellikle Cennet’te sizinle beraber olacak. Siz şimdi Cennet’e girmeye çalışın ki, o sizi geçmesin.

İNNA LİLLAHİ VE İNNA İLEYHİ RACİUN

İşin bir diğer boyutu: Güzel yeğeninizin ömrü bu kadarmış. O erken ölmedi, ömrünü tamamlayıp Cennet’e uçtu. Dünyanın kötülüğünden, ufunetinden kurtuldu. Cennet’in sonsuz güzelliklerine kanat açtı. Orada sizi bekliyor. Onun için ve sizin için hayırlısı böyle imiş. O’nu Allah vermişti, Allah almıştır. Bunda bir anormallik, bir tesadüf, bir başıboşluk yok. Allah’a küsmeye değil; dünyanın çirkefinden ve çamurundan kurtarıp, kendi ind-i İlâhisine, o müstesna âhirete, o capcanlı, ebedî âleme, o taşıyla, toprağıyla hayat kaynağı Cennetü’l-Firdevs’e erkenden ve kirlenmeden aldığı için şükretmek, rıza göstermek ve sabretmek lâzım.

Kur’ân, bir musîbetle karşılaştığımızda bizi isyana değil, “İnna lillahi ve inna ileyhi raciun” (Biz Allah için varız ve Allah’a döneceğiz)1 demeye dâvet ediyor.

Ölüm erken gelmez. Ölüm herkese hususî gelir, ama eceliyle gelir. Doğum herkes için aynıdır; ama ölüm kişiye özeldir. Kur’ân’da ecel geldiğinde bir saat gecikme veya bir saat öne alma olmadığını bildiren çok âyet vardır.2

Fakat bu durum, ölümde kusuru olanın yargılanmayacağını göstermez. Ölümde kusuru olanlar hem dünyada, hem ahirette yargılanırlar.

SİZ ÇOCUĞUNUZA YETİŞMEYE BAKIN!

Bediüzzaman’ın ifadesiyle dünyada elemlerle, acılarla, kötü günlerle karışık birkaç sene evlât ve yeğen sevmeye bedel, Cenâb-ı Allah sizi ve anne babayı, ebedî bir âlemde milyonlar sene evlât ve yeğen sevmekle mükâfatlandırdı. Kur’ân “vildanü’n-muhalledun”3 âyetleriyle böyle ebediyen yaşlanmayacak çocuklardan bahsediyor ve anne babalara müjde veriyor.4

Bediüzzaman bu müjdeyi bir misal ile mealen şöyle anlatıyor:

Padişah, çocuğu ile birlikte zindanda olan bir babadan, çocuğunu, sarayda yaşatmak üzere istiyor. Baba ‘benim tek tesellim çocuğumdur, çocuğumu vermem’ diye ağlayıp sızlıyor.

Arkadaşı ona diyor ki: “Boş yere üzülüyorsun. Eğer çocuğa acıyorsan o, bu pis yerlere bedel sarayda yaşayacak. Eğer kendine acıyorsan, çocuk burada kalsa daha çok sıkıntı çekeceksin. Çocuk saraya gitse, belki padişahın merhametini celp eder, seni de affeder ve seni zindandan çıkarır.”5

Misaldeki zindan dünya; Padişah, Allah (cc); saray ise Cennettir.

Dolayısıyla hangi sebeple olursa olsun, çocuklar ölünce bu dünya zindanına bedel Cennete giderler. Onlar için öyle ağlayıp isyan etmek rahmete itiraz olur. Bu caiz değildir.

Biz çocuğumuz için değil, kendimiz için ağlayalım ki, iyi amel işleyelim ve Cennette çocuğumuza yetişelim.

Dipnotlar:
1- Bakara Sûresi: 156.
2- Bakınız: Sebe Sûresi: 30; Yunus Sûresi: 49; Nahl Sûresi: 61; Araf Sûresi: 34.
3- Vâkıa Sûresi: 17; İnsan Sûresi: 19.
4- Bediüzzaman, Mektubat, s. 79.
5- Bediüzzaman, Mektubat, s. 80.

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Hayati bir tehlike atlatan orucunu açarsa
667
Bursa’dan okuyucumuz: “Ramazanda oruca niyetlenmiş bir itfaiye eri, gün içinde yangın çıksa ve yangın söndürme işine girişse, dumana boğulsa, ağzı ve damağı kurusa, fenalaşıp su ile orucunu açarsa ken...
Kendini beğenmemek bir fazilettir
356
Funda İgüş: “Bazen kibir ve ucba kapılmış gibi hissediyorum kendimi -bunun farkına varıyorum-. Anlık ucb ve kibir hissettiğimizde nasıl davranmamamız lazım? Ben bir tavrımı beğendiğim zaman Rabbim bu ...
Oruç bozmak
960
“Gece oruca niyet eden birisi gündüz rahatsızlansa ne yapmalıdır? Orucunu bozarsa kefaret gerekir mi?” Rahatsızlığı sebebiyle oruç bozan birisi daha sonra gününe gün kaza eder. Buna kefaret gerekme...
Nafile orucu bozmak
83.735
Esra Çelik: “Ramazan’daki kaza borçlarımı tuttum. Bittiğinin ertesi günü Şevval ayı için 6 günlük oruca başlamıştım. Ama ilk günü bilerek orucumu bozdum. Kefaret gerekir mi? Ya da sadece o orucun bir ...
Öyle her şeyde boşanmayı gündeme getirmek fazilet midir?...
2.039
Ayşegül Hanım: “Öyle her şeyde boşanmayı gündeme getirmek fazilet midir? Yoksa sabretmek ve bazı badireleri birlikte aşmaya çalışmak mı fazilettir? Karı kocanın boşanmasının olumsuzluğu hakkında Üstad...
Değil mi ki unuttun; unutulacaksın!
1.100
Hatice Hanım: “13. Söz’ün İkinci Makamında Bediüzzaman kabre üç tarz ile girildiğini ifade ettikten sonra, ‘Bu iki şık bedihîdir, delil istemiyor, göz ile görünür’ diyor. Bu meseleyi açıklar mısınız?”...
Cennet köşkünde
634
 Cennet rumuzlu okuyucumuz: “Cennetten, cennete giren kişilerin mutluluklarından ve cennet nimetlerinden bahseder misiniz.” Bediüzzaman’ın ifadesiyle: “Cennete dâir, Cennetten daha güzel, hûril...
Boşanmak mı, sabır mı? Bediüzzaman ne tavsiye ediyor?
3.485
Ayşegül Hanım: “Öyle her şeyde boşanmayı gündeme getirmek fazîlet midir? Yoksa sabretmek ve bazı bâdireleri birlikte aşmaya çalışmak mı fazîlettir? Karı kocanın boşanmasının olumsuzluğu hakkında Üstad...
Ramazan orucunun kazâsı ne demektir?
10.480
Ramazan orucunun kazâsı ne demektir? Hükmü nedir? Ramazan orucunun kazası, Ramazan ayında tutulmayan her bir oruç günü için Ramazandan sonra oruç tutmak demektir. Ramazan ayında ister özürlü, ...
Musîbetler bizimle konuşur
2.102
Hüseyin Bey: “Bir musîbet, illâki hatalarımızın bir sonucu mu? Yoksa Allah bizi değişik şekillerde imtihan ediyor olamaz mı? Bu konuya açıklık getirebilir misiniz?” MUSÎBETİN DİLİ VARDIR Musîbetl...
Kaza orucu
749
Rabia Sağlam: “Kaza orucu tutarken unutarak bir şey yiyip içmek orucu bozar mı? Bozarsa yiyip içmeye devam mı etmek gerekir, yoksa yememek mi gerekir?” Kaza orucu tutarken unutarak bir şey yemek ve...
Fitne nedir? Kadın ne zaman fitne olur?
1.402
Eyüp Bey: “Fitne nedir? Kadın ne zaman fitne olur?” Fitne, Kur’ân’da imtihan, deneme, şaşırtma, şaşırtıcı, günaha sebep olan, kargaşa veren, anarşi ve terör, karışıklık, bozgunculuk, harbe sebep ...
Boşanmak mı, sabır mı?
46.715
Mehmet Bey: “Öyle her şeyde boşanmayı gündeme getirmek fazilet midir? Yoksa sabretmek ve bazı badireleri birlikte aşmaya çalışmak mı fazilettir? Bir inat uğruna boşanma olursa, Allah bu işe nasıl baka...
Varlık da imtihandır, yokluk da
302
Arif Nihad Bey: “Bazı insanlar görüyorum, aynı kurumda ve aynı maaşla çalışıyoruz. Ben aileme ancak bakıyorum, gelecek adına hiçbir yatırımım olmuyor. Aynı şartlardaki diğer kişilere ise; tarladan gel...
Oruç bedenî bir ibadettir
611
Hatice Güner: “Tedavi sebebi ile tutulamayıp fidyesi verilen oruçların tedavi bittikten sonra kaza edilmesi gerekir mi? Gerekirse fidyenin hükmü ne olur?” Tedavi sebebi ile tutulamayıp fidyesi ve...
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir