Nazım Bey: “Yirmi Sekizinci Mektubun Dördüncü Nüktesinde geçen mahşerde diriliş keyfiyeti hakkındaki soru ve cevabı izah eder misiniz?”

Yirmi Sekizinci Mektubun Dördüncü Nüktesinde mahşerle ilgili sorulan sorulardan sonuncusu, “Cennet ehlinin ve Cehennem ehlinin elbiseleri nasıl olacak?” sorusudur.

Bedîüzzaman Hazretleri bu soruya da, diğer sorularda olduğu gibi Kur’ân’ın nurundan ve hadislerin bağından tatlı cevherler ve elmaslar devşirir. Burada tefsiri yapılan âyet ve hadislerden bir kaçını verelim:

Kur’ân buyurur ki: “Orada canların çekeceği, gözlerin zevk alacağı her şey vardır.”1 Bu âyetten, Cennette giyeceğimiz elbisenin, başta nefsimiz ve gözümüz olmak üzere tüm duygularımızın hoşlanacağı cinsten olacağı anlaşılıyor.

Keza, “Âhiret yurdu her şeyiyle hayata mazhardır”2 âyetini âhiretteki elbiselerimize tatbik edecek olursak, her şeyi ile capcanlı olan âhiret yurdunda elbiselerimizin sun’î elbiseler gibi ölü ve cansız olmadığını, derimiz ve tenimiz gibi canlı ve hayata mazhar olduğunu anlamakta gecikmeyiz. Bu deriden elbiselerimizde canlılıkla beraber, şuur da olacağı anlaşılıyor.

İşte âyet: “Nihayet oraya geldiklerinde kulakları, gözleri ve derileri onların işleyip durdukları günahlar hakkında aleyhlerine şahitlik ederler. Onlar derilerine: ‘Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz?’ derler. Derileri cevap verir: ‘Bizi, her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. Sizi ilk önce yaratan da O’dur. Nihayet O’na döndürülüyorsunuz.’ Hâlbuki siz ne kulaklarınızın, ne gözlerinizin ve ne de derilerinizin şahitliklerinden çekinmiyordunuz. Allah’ı da, sizin yaptıklarınızdan birçoğunu bilmez sanıyordunuz.”3

Cehennemde de elbiselerimiz fıtrî olacak, yani derimizden olacak, azaba karşı duyarlı ve hassas bulunacak ve en ince acıyı ve azabı da duyacaktır.

İşte âyet: “Muhakkak ki, âyetlerimizi inkâr eden o kâfirleri Biz Cehennem ateşine sokacağız. Orada derileri piştikçe azabı tatmaya devam etsinler diye Biz onların derilerini yenileriz. Şüphesiz Allah Azizdir, Hakîmdir.”4

Peygamber Efendimiz (asm) Cennet elbiseleri hakkında buyurur ki:

“Cennet ehlinin kadınlarından bir kadının bacağının beyazlığı, yetmiş kat Cennet elbisesinin ardından görünür. Ve hatta onun iliği dahi görünür. Çünkü Allah, ‘O kadınlar âdetâ yâkut ve mercan gibidirler’5 buyurmuştur.”6

“Cennette kişinin eşi üzerinde yetmiş Cennet elbisesi olacak. Güzelliğinden dolayı bacağının iliği görünecektir.”7

“Cennet ehli kılsızdırlar, sakalsızdırlar, siyah kirpiklidirler. Gençlikleri bitmez. Elbiseleri eskimez.”8

Bedîüzzaman Saîd Nursî Hazretlerine göre bu âyetlerden ve hadislerden anlaşılıyor ki, Cennetin çok çeşitli güzellikleri ve lezzetleri vardır. Cennet ehli, Cennetin her bir lezzetinden her zaman yararlanmak ister. Cenâb-ı Hak, Cennet ehline ve eşlerine Cennet elbisesi olarak, Cennet güzelliklerinden birer numune giydirir. Öyle ki, bu lezzetli elbiselerle Cennet ehli ve Cennet kadınları birer küçük Cennet hükmüne geçerler.

Çünkü Rahman ve Rahîm olan Allah, bütün duygularıyla ibadet etmiş olan Cennet ehli bir insanın her bir duygusuna, bu duyguyu memnun edecek, okşayacak ve keyiflendirecek tarzda Cennet güzelliklerinin her çeşidini üzerinde bulunduran canlı bir elbise modelini giydirir. Bu güzel elbiseler bir cinsten olmaz. Her bir duygudan, her güzel çeşitten birer numune olur.

Cehennem ehli ise nasıl dünyada gözüyle, kulağıyla, kalbiyle, eliyle, aklıyla ve hakeza bütün duygularıyla günah işlemiştir. Tövbe de etmemiştir. Elbette Cehennemde her duygusuna, günah boyutuna göre elem verecek, azap çektirecek ve küçük bir Cehennem hükmüne geçecek çeşitli parçalardan birer Cehennem elbisesi giydirilecektir.9

Dipnotlar:
1- Zuhruf Sûresi: 71.
2- Ankebût Sûresi: 64.
3- Fussilet Sûresi: 20-22.
4- Nisâ Sûresi: 56.
5- Rahman Sûresi: 58.
6- Tirmizî, Cennet, 5.
7- Tirmizî, Cennet, 5.
8- Câmiü’s-Sağîr, 2/707.
9- Mektûbât, s. 374.


KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Ölüme, Allah gecinden versin denir mi!
110
Meltem Hanım: “Ölümden bahsedildiğinde ’Allah Korusun, Allah gecinden versin vs’ gibi sözler kullanılıyor. Bunda bir sakınca var mıdır? Sonuçta ölüm Allah’ın emri. Bakara Sûresinde ‘Eğer samimî bir Mü...
Evlilik eşyadan ibaret değildir
119
Necati Bey: “Günümüzde bazı evlilikler maddî durumu zayıf olanlar için sanki kâbus gibi. Nice mütedeyyin gençlerin çaresiz kaldıklarını görmekteyiz. Evlilik sadece eşya ve ev almak mıdır? En azından a...
Akıl, kalp ve felsefe
23
  Siyami Bey: “‘Arkadaş! Kalp ile ruhun hastalığı nisbetinde felsefe ilimlerine meyil ve muhabbet ziyade olur. O hastalık marazı da ulum-i akliyeye tevaggul etmek nisbetindedir. Demek manevî hastalıkl...
Hz. İsa’nın (as) inişi ve teklif sırrı
101
Almanya/Stuttgart’tan Özcan Bülbül: “Hazret-i Îsa’nın (as) âhirzamanda gelip gelmeyeceği hususunda kafa karıştırıcı tartışmalar yapılıyor. Şu sorular çok soruluyor: Hazret-i Îsa’nın (as) geleceği habe...
Ruhun inci kabuğu
67
Ahmet Dağıstanlı: “Asa-yı Musa’da geçen, ‘Sabit, daim, fıtrî kanunlar gibi ruh dahi âlem-i emirden, sıfat-ı iradeden gelmiş ve kudret ona vücud-u hissî giydirmiştir. Ve bir seyyale-i lâtifeyi o cevher...
Evlât kokusu, Cennet kokusundandır
96
Abdünnur Bey: “Güzelliğin ve sevimliliğin Cemil ve Vedûd isimleriyle olan alâkası nedir? Çocuklar fıtraten sevimlidirler ve güzeldirler. Cemal âşık istediği gibi, sevimlilik de sevmek ister. Çocuk sev...
Teyemmüm
41
Gölcük’ten okuyucumuz: “Susuz bir ortamda boy abdesti için teyemmüm olur mu? Olursa nasıl alınacaktır?” (daha&helliip;)
Allah’ın emri ve dilemesi
29
  Dilek hanım: “Allah’ın emri ile dilemesi aynı mıdır, fark var mıdır? Bir arkadaş grubunda tartışıldı. Açıklar mısınız?” (daha&helliip;)
Dişleri çürük Tosun!
29
Kırşehir’den Aydın Kestane: “Bizim bir tosun var. Ama dişleri çürük. Kurban bayramında kurban edebilir miyiz?” (daha&helliip;)
Melekler ölürler mi?
41
C. Said Peker: “Melekler için de ölüm var mıdır? Melekler de ölümü tadacak, yani ölecek midir? Bu konuya bir açıklık getirebilirseniz memnun oluruz. Şimdiden şükranlarımızı sunar, çalışmalarınızda Cen...