Ceninin zikir dili

Serkan Bey: “‘Anne karnındaki çocuğun hâlini Allah’tan başka kimse bilmez’ âyetinin hikmetini açıklar mısınız? ‘Bilim şimdi çocuğun cinsiyetini biliyor’ diyorlar.”

İnsanın bilgisi sınırlıdır. Gaybı, yani hazırda bulunmayanı, yani meselâ geleceği Allah’tan başka kimse bilmez. Kur’ân insanın bilemeyeceği bazı hususları şöyle sıralıyor: “Kıyametin vaktine dair bilgi Allah katındadır. Yağmuru O indirir. Rahimlerde olanı O bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiç kimse nerede öleceğini bilmez. Muhakkak ki Allah her şeyi hakkıyla bilir, her şeyden hakkıyla haberdardır.” 1

Âyette özetle kıyametin ne zaman kopacağını, yağmurun ne zaman yağacağını, ana rahmindeki çocuğu kimse bilmediği gibi, hiç kimsenin de yarın ne kazanacağını ve nerede öleceğini bilmediği belirtiliyor. Bunlara mugayyebât-ı hamse (beş bilinmeyen) denmiştir.
Ana rahmindeki uzuvları teşekkül etmiş çocuğun erkek mi, kız mı olduğunu röntgen şuâıyla görmek ve bilmek bu âyete aykırı düşmez. Çünkü:

1- Röntgen şuâının gördüğü şey artık gayb olmaktan çıkmıştır. Röntgen şuâı olmayan bir şeyi görüyor değil; var olan bir şeyi görüyor. Nitekim aynı çocuk henüz embriyo hücresi halinde iken röntgen şuâı erkek mi, kız mı olduğunu göremiyor! Ancak çocuğun kafası, gözü, kalbi ve sair uzuvları teşekkül ettikten sonra görebiliyor ki, bu gaybı görmek değildir.

2- “Rahimlerde olanı sadece O bilir” âyeti, ana rahmindeki çocuğun sadece erkek mi, kız mı olduğu bilgisini kastetmiyor. Âyetin mânâsını daraltmaya kimsenin hakkı yoktur. Üstad Bedîüzzaman Hazretlerine göre âyet çocuğun yalnız erkeklik ve dişilik bilgisinin bilinip bilinemeyeceğini ifade etmiyor; âyette çocuğun hususî istidadı, gelecekte kazanacağı yeni değerlerin, kaydedeceği yeni gelişmelerin, yapacağı çalışmaların, alacağı başarıların kaderle çizilmiş öncü ipuçları ve simasındaki kendisini yalnız Allah’ın yaratığını ve yalnız Allah’ın besleyip olgunlaştırdığını belgeleyen eşsiz mühür kast edilmiştir ki, çocuğu bu şekilde bilmek ancak gaybın gerçek bilgisine sahip olan Cenâb-ı Allah’a mahsustur. Yüz bin röntgen veya insanoğlunun röntgene eş değer yüz bin fikri birleşse, yine o çocuğun bütün diğer insanlara karşı alâmet-i farikası bulunan, o çocuğa özel verilmiş olan hayat programına ait simasındaki maddî-manevî çizgilerin gerçek mânâlarını keşfedemez ve okuyamaz! 2

Üstad Saîd Nursî’ye göre, ana rahmindeki çocukların maddî ve manevî simalarında Cenâb-ı Hakk’ın iki cilvesi vardır:
1- Çocuğun simasında Allah’ın birlik mühürleri, Allah’ın birliğini görmeyenlerin de gözlerine sokacak derecede özel imzalar ve Allah’ın hiçbir şeye muhtaç olmadığını bildiren özel işaretler vardır. Çocuk ana uzuvlarda tıpkı diğer insanlar gibidir ki, bu durum, bu çocuğun yalnızca diğer insanları yaratan tarafından yaratıldığının ispatıdır. Yani Allah’ın vahdetini ve birliğini gösterir belgedir. Bu dil ile o çocuk bağırıyor ki: “Bana bu sima ve azayı veren kim ise, bütün ana uzuvlarda bana benzeyen bütün insanların yaratıcısı da O’dur! Ve bütün canlıların yaratıcısı da O’dur!”
İşte ana rahmindeki çocuğun bu dili gaybî değildir; artık gün yüzüne çıktığı için herkesçe mâlûmdur ve bilinebilir. Görünen âlemden, görünmeyen âleme girmiş bir dal veya bir dil gibidir.

2- Çocuğun hususî istidadı, ferde özel siması, özel kabiliyetleri ve bireysel ayrıcalıkları ise bu çocuğu diğer insanlardan ayıran farklılıklardır ki, bu da, Yaratıcının zengin iradesini, herkesi ayrı ayrı kucaklayan özel rahmetini ve iradesinin tecellîsinde hiçbir sınır tanımadığını kulakları çınlatırcasına bağırıp gösteriyor. Fakat bu dil gaybîdir, gaybların gaybından geliyor. Allah’ın ezelî ilminden başka hiç kimse, meydana gelmeden ve ortaya çıkmadan onu göremiyor ve keşfedemiyor. Bu sîmâ, ana rahmindeki cenini görmekle bilinmiyor!
Netice olarak; ceninin hem görünmeyen istidat simasında, hem de görünen simasında, Allah’ın hem birlik delili vardır, hem de iradesinin her şeyi ayrı ayrı kuşattığının işareti vardır.3

DUÂ

Ey Alîm-i Habîr! Beni, Seni bilmek zenginliğinden mahrum eyleme! Seni anmak şerefinden uzak eyleme! Seni tesbih etmek izzetine ulaştır! Sana secde etmek itaatini lütfeyle! İman-ı kâmil vuslatı ile Sana gelmek nimetini esirgeme! Din-i Mübîninle yaşat! Ruhumu kabzederken hüsn-i hatime ver! Âmin!

Dipnotlar:

1- Lokman Sûresi: 34.
2- Lem’alar, s. 115.
3- Lem’alar, s. 116.

 

image_pdfimage_print

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Kürtaj hak değil; hak gasbıdır!
2.261
Sibel Hanım: “Kürtaj caiz değil midir? Günümüz teknolojisinde çocuğun durumu kesin bilinebiliyor. Çocuğun down sendromlu olduğunu kesin biliyorsak aldırmak caiz olmaz mı?” Öncelikle şunu ifade ed...
Eline, diline sahip olmak
549
Ali Bey: “Bir kişi bana sövdüğü zaman benim ona karşı tavrım nasıl olmalıdır? Kavga etmeli miyim? Yoksa âhirete mi bırakmalıyım? Ama karşılık vermeyince de halk arasında hiç de hoş olmayan tabirler ku...
Cennet-mekân annelerimize…
456
Hazret-i Musâ bir defasında: “Ya Rabbi! Bana öğüt ver” diye duâ etti. Cenâb-ı Allah: “Rabbinin hukukuna riayet et” buyurdu. Musâ aleyhisselam tekrar öğüt istedi. Allah (cc) şöyle buyurdu: “Annenin h...
Zikiri sesli mi okumalıyız yoksa kısık sesle mi okumalıyız?...
1.645
Azerbaycan’dan Cavid Aliyev: “Zikiri sesli mi okumalıyız yoksa kısık sesle mi okumalıyız?” ZİKİRSİZLERDEN OLMAYALIM YETER Bir savaş dönüşüydü. Ashaptan bazıları duâ ederken seslerini aşırı şekilde...
Gayretullah’a dokunmadan
279
Bir Cezaevinden A. K. rumuzlu okuyucumuz: 1- İşrak namazı nedir? Vakti ne zamandır? Fazileti nedir? 2- Evvabin namazının fazileti nedir? Altı rekâta sünnet dâhil midir? 3- Namazda âyetten başka bir ây...
Anne, baba ve akrabalarımız ile ilişkilerimiz
1.435
Eskişehir’den Ahmet Kocabey: “Kur’ân, Hadis ve Risâle-i Nur çerçevesinde akraba ve ebeveyn ile ilişkilerimiz nasıl olmalı? Onlardan bize zarar geldiğini düşünürsek aramıza mesafe koymalı mıyız? Özelli...
“Belâ” dediğimizde ne haldeydik?
1.237
Muzaffer Durak: “Ruhlar âleminde biz “belâ” dediğimizde ne haldeydik?” KÂLU BELÂ’DAN BERİ Ruhlar âleminde biz “belâ” dediğimizde, ruhumuz fıtrî ve açılmamış (çekirdek) melekeler halinde yaratılmış...
Kur´ân´ı anlayarak okumak
521
İzmir/Bornova’dan Hüseyin AKGÖL: “Sevabına Kur’ân okumak ne demektir? Anlamını idrak etmeyerek okuduğumuz bir sûreden hiçbir şey anlamıyoruz. Bunun da sevap olduğu söyleniyor. Anlamını kavramadan okus...
Cennet ve Cehennem üzerine
1.698
Malatya’dan okuyucumuz: “Cennet ve Cehennem hâlen mevcut mudur, yani hâli hazırda yaratılmış mıdır? Peygamberimiz (asm) mîraçta gelecek olayları mı görmüştür? Kıyamet koptuğu zaman cennet ve cehennem ...
Annem iyilik karşılığı bana para veriyor
1.888
İstanbul’dan Hamdi Göcek: Yaşlı anneme iyilik yaptığımda çıkarıp para veriyor. Ben de çoğu zaman istemediğimi söylüyorum, bu sefer kırılıyor. Ne yapmam lâzım?   Annenize iyilik yaptığınızda s...
Kehanet dinden çıkarır mı?
311
Ali Çeçen: “Geleceğe dair kehanetleri okumak ve doğru olabileceklerini düşünmek dinden çıkarır mı ve nikâh tazelemek gerekir mi? Ayrıca oruçluyken dalgınlıkla ya da unutarak tırnak parçasını yutmak or...
Haddi aşmayalım; adaletten taşmayalım
463
Ali Bey: “Bir kişi bana sövdüğü zaman benim ona karşı tavrım nasıl olmalıdır? Kavga etmeli miyim? Yoksa âhirete mi bırakmalıyım? Karşılık vermeyince de halk arasında hiç de hoş olmayan tabirler kullan...
Cennet-i Bakide sevdiklerimiz
1.407
 Seda Hanım: “1- Biz kadınlar Cennette kocalarımızla evlenecek miyiz? 2- Cennette annemizi, babamızı, akrabalarımızı ve sevdiklerimizi görecek miyiz? Kısacası mü’minler sevdiklerini görebilecekler mi?...
Ceninin simasındaki mühürler
558
Serkan Bey: “‘Anne karnındaki çocuğun halini Allah’tan başka kimse bilmez’ âyetinin hikmetini açıklar mısınız? Bilim şimdi çocuğun cinsiyetini biliyor diyorlar.”   İnsanın bilgisi sınırlıd...
Bitaraf olan bertarafmı olur?
768
Ergin Boz:"Siyasiler tarafından da dile getirilen “Bitaraf olan bertaraf olur” ifadesi doğru mudur?"   BÎTARAF OLAN BERTARAF MI OLUR? Kılıç kesmez, el keser. Dervişin fikri ne ise zikri od...
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir