Büyüklerimizin adına fidye vermek

Mehmet Korkmaz: “Annem 88 yaşında ve alzaymır hastası, oruç tutamıyor, bunun için oruç fidyesi verecek miyim? Ne kadar vereceğim.”

Öncelikle muhterem annenize sağlık ve âfiyet niyaz ediyorum. Anneniz için kendi malından veya onun rızasıyla onun adına siz kendi malınızdan fidye verebilirsiniz.

İSLÂMİYET’TE KOLAYLIK ESASTIR

İslâmiyet kolaylık ve rahmet dinidir. İslâm dinini gönderen Allah ü Zülcelâl Hazretleri kolaylıktan başka bir şey emretmemiş, İslâm dinini bizzat yaşayarak bize tebliğ eden Allah Resûlü (asm) kolaylıktan başka bir şey yaşamamış ve tebliğ etmemiştir.

Mübarek Ramazan ayında herkes orucun hadsiz hudutsuz sevabına gark olurken, sağlıkla ilgili problemlerimiz dolayısıyla biz, bu ayın yüksek sevabını orucumuzla talep etmeye güç yetiremeyebiliriz. Hiç gam ve keder yok. Orucumuzla bu ayın sevabına erişemez isek, niyetimizle ve fidyelerimizle erişmemiz inşaallah mümkündür.

Şüphesiz, bu aydaki orucu hastalığı veya şiddetli zafiyeti dolayısıyla tutmaya güç yetiremeyenler için de bu rahmet kapısı kapanmış değildir. Rahmetin onları dışarıda bırakması düşünülebilir mi? Bu din eksiksiz herkesi kâmilen kucaklamıştır. Oruç tutmaya güç ve takati olmayan, fakat acziyeti ve zaafiyeti ile yalnız Allah’ın dergâhına sığınan, yalnız Allah’tan isteyen, yalnız Allah’tan uman, yalnız Allah’tan bekleyen hastaların ve yaşlıların rahmetin dışında kalmasına Rahman-ı Rahîm hiç razı olur mu?

BİR DÜŞKÜNÜ DOYURACAK FİDYE!

İşte, Ramazan ayında oruç tutmaya güç yetiremeyen ve her geçen gün bünyesi zafiyete uğrayan güçsüz, zayıf, yaşlı ve hastaların bu ibadetin sevabından mahrum kalmamaları ve oruç farizasını yerine getirmiş sayılmaları için dinimizde kolaylıklar getirilmiştir.

Hastanın iyileşmemesi ve hastalığının artması, ilerlemesi ve sıhhate kavuşmaması gibi devam eden sağlık problemleri karşısında dinimiz şefkat kucağını açmış ve onları yeni bir çözümle kucaklamıştır.

Hiç şüphesiz bu şefkat doğrudan Rabbimizden gelerek, fakirlere dönük bir hibe mahiyetinde tecelli etmiştir. Kur’ân’da Cenâb-ı Hakk’ın, “Oruca dayanamayanlar bir düşkünü doyuracak kadar fidye verirler.”1 emri bu kolaylığı ilân eder.

Demek, güçsüzlükleri, acizlikleri, hastalıkları ve ihtiyarlıkları dolayısıyla oruç tutamayanlar, oruç tutamadıkları gün sayısınca, her güne bir fidye vermek suretiyle bu ibadeti yapmış sayılacaklardır.

Fidye fakirlere, miskinlere ve yoksullara verilir. Yukarıdaki âyet buna âmirdir. Hasta olup çalışamayan kimseler eğer yoksul iseler kendilerine fidye verilir.

FİDYE MİKTARI NE KADARDIR?

Fidye miktarı, her bir oruç günü için bir fakiri bir günlük (iki öğün) doyuracak kadar para veya belirli miktarlardaki gıda maddelerinden oluşur. Bir fidye miktarı, bir fitre miktarına eşittir: Buğdaydan yarım sa’; arpa, hurma ve kuru üzümden bir sa’dır. Sa’ bir hacim ölçüsü birimidir ve bir sa’ yaklaşık 2.75 litredir; bu da yaklaşık 3 kilograma denk düşmektedir. Bu rakamları günümüze aktaracak olursak, bir fitre ortalama dokuz liraya denk düşmektedir. Bir fidye de asgarî dokuz lira üzerinden verilebilir. Bu miktar, kişinin imkânı ölçüsünde arttırılabilir.

Fidyenin Ramazan’ın içinde verilmesi Ramazan ayının hürmet ve bereketine daha uygun düşmektedir. Ancak daha sonra hastalar iyileştikleri zaman, verdikleri fidyeye bakmadan tutamadıkları oruçları tutmakla mükellef bulunmaktadırlar. Bu durumda daha önce verdikleri fidye, sadaka yerine geçer ve inşallah makbuldür.

FİDYE VASİYET EDİLİR Mİ?

Sağlıklarında fidyelerini kendileri ödeyemeyenler, öldükten sonra fidyelerinin ödenmesini vasiyet edebilirler. Böyle bir vasiyetin bulunması halinde, geride bıraktığı malın üçte biri fidyeyi ödemeye yeterli ise mirasçılarının bu bedeli ödemeleri vacip olur.

Vasiyeti yoksa veya malının üçte biri fidyenin ödenmesine yeterli değilse, mirasçılarının sırf hayır ve fazilet olarak bu fidyeyi kendi mallarından kendi rızaları ile ödemelerinin makbule geçen bir davranış olacağı muhakkaktır.

Fidye ödeyebilecek kadar malî güce ve imkâna sahip bulunmayanlardan bu yükümlülük ölümle birlikte düşer. Ancak ölene kadar bu fidyeyi ödeme gayreti içinde olmaları gerekir.

Güç yetiremediğimiz ibadetler için bize çözüm içinde çözüm sunan Hâlık-ı Rabb-i Rahîm’e sonsuz şükürler olsun.

Dipnot:
1- Bakara, 2/184.

image_pdfimage_print

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

İbadette özürlülük halleri
1.118
“Devamlı akıntılarım var. Bu durum, abdestimin ve namazımın sıhhatine zarar verir mi? Neler yapmalıyım?” İsim belirtmeyen okuyucumuz: “Bir hastalık sebebiyle bağırsaklarımda gevşeme oldu ve damarlarım...
Farz oruç bize neler kazandırır?
1.536
Farz oruç bize neler kazandırır? Farz oruçla ancak Allah’ın rızâsı kazanılır, Allah’ın mağfiretine ulaşılır, Allah’ın merhametine nâil olunur, Allah’ın muhabbetine ve sevgisine mazhar olunur. Farz...
Özel durumlarda kadının kefaret orucu
1.219
İzmir’den okuyucumuz: “Her ayda belirli sürelerde âdet gören kadınlar kefaret orucunu nasıl tutarlar?” Kadınlar, âdetli oldukları günlerde oruçtan muaf olduklarından bu günlerde oruç tutmazlar. K...
İbadette vekil tayin etme
1.609
Adana’dan okuyucumuz: *“Üzerine hac ibadeti farz olan birisi, bu ibadeti yerine getiremeden vefat ederse; çocukları ve eşinin o görevi yerine getirmesi zorunlu mudur? Hanım, ölen eşinin yerine hacca g...
Şeker hastalığı ve nafile Oruç
1.329
İzmir’den Selahattin Kuruçaylı: “İbâdetlerde güç yetirebilme sınırını nasıl çizeceğiz? Öyle şeker hastaları tanırım ki, meselâ, üç aylarda oruç tutmaya çalışıyorlar. Oysa ayakta kalabilmeleri için her...
Fidye
889
FİDYENİN HİKMETİ Mübarek Ramazan ayında herkes orucun hadsiz hudutsuz sevabına gark olurken, sağlıkla ilgili problemlerimiz dolayısıyla biz, bu ayın yüksek sevabını orucumuzla talep etmeye güç yetire...
Orucun kazası
1.124
Bayan okuyucumuz: “Hangi oruçların kazası yapılır? Hükümleri nelerdir? Orucun kazâsı hangi hallerde, nasıl ve ne zaman yapılır?” Bazen gafletimizden, bazen de gerçek bir özrümüzden ibadetlerimizi ak...
Üç aylarda neler yapalım?
589
Bugün şuhur-u selase’ye, yani üç aylara girdik elhamdülillah. Ümmet için binler tebrikler. Üç aylarda neler yapalım? Öncelikle ibadet performansımızı hiç düşürmeyelim. Varsa eksiklerimiz, onları tam...
Cehennemden kurtuluş
2.240
Ramazan ayında oruç tutan herkes Cehennemden kurtulur ve Cennete girer mi? Ramazan ayında Allah için oruç tutan herkes Allah’ın izniyle Cehennemden kurtulur ve Cennete girer. Peygamber Efendimi...
Ramazan orucu için niyet nasıl yapılır?
8.846
Ramazan orucu için niyet nasıl yapılır? Niyet, o ibâdeti veya ameli ne için yaptığımızın kalbimizdeki “îzâhıdır”. Meselâ perhiz yapmak için aç kalırsak, perhiz yapmış oluruz. Niyetimizdeki ne ise...
Ramazan orucunun kazâsı ne demektir?
13.870
Ramazan orucunun kazâsı ne demektir? Hükmü nedir? Ramazan orucunun kazası, Ramazan ayında tutulmayan her bir oruç günü için Ramazandan sonra oruç tutmak demektir. Ramazan ayında ister özürlü, ...
Hayızlı kadın oruç tutabilirmi
1.535
İstanbul’dan okuyucumuz: “Kelli felli bir hoca televizyonda ‘hayızlı kadın oruç tutabilir. Çünkü Kur’ân’da sadece ilişki yasağı var. Oruç yasağı yok.’ demiş. Doğru mu? Biz kelli felli hocalara tabi d...
Bayramınızı binler tebrikler
546
Günümüze ve gönlümüze bir bayram sevinci daha doğdu. Orucu farz kılan, ardından ikram ve izzetiyle bayramı bir sevinç günü kılan Cenâb-ı Allah’a sayısız hamdler ve şükürler olsun. Yirmi dokuz gün...
Vakti girmiş ibâdeti ihmal etmeyelim!
452
“Hangi ibâdetlerin kazâsı yapılır? Zekâtın kazâsı olur mu? Mallarımızın bir vesile ile elimizden çıkması, zenginlik anında veremediğimiz zekâtlarımız yerine zekât sayılır mı? Yoksa kendi isteğimizle v...
Oruç borçları
1.207
A. K. Rumuzlu okuyucumuz: “Çok oruç borçlarım var. Tutmaya gücüm yetmiyor. Peş peşe 3-4 gün ancak tutabiliyorum, daha sonra devam ettiremiyorum. Ramazan’da bile zorlanıyorum; titriyorum. Oruç borcumu ...
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir