Büyük günahlar üzerine

İzmit’ten okuyucumuz: “Büyük günahlar kaç tanedir? Hangileridir? Yedi diyorlar; ama yediden fazla çıkıyor?”

 

Günah, Allah’ın yapmamızı yasakladığı davranıştır. Haram dairesi, helâl dairesine nazaran dardır; fakat haramların sayısı şüphesiz yedi ile sınırlı değildir.
Bizim nazarımız haramların sayısı üzerinde yoğunlaşmaya değil, haramların özünü kavramaya ve onlardan sakınmaya dönük olmalıdır. Haramların ve günahların sayısı bir hayli fazla olsa da, şunları unutmamalıyız:
1- Helâl dairesi daha geniştir. 2- Her haramın, helâl dairesinde bir muadili muhakkak vardır. Harama girmeye lüzum yoktur. 3- Günahlardan dönüş mümkündür. 4- Dönüşü mümkün olan günahları ilelebet boynumuzda bir leke gibi görmektense, pişmanlık ile, Allah’a sığınmakla, tövbe ve istiğfar ile arınmamız bize inşallah Allah’ın rızası kapılarını açacaktır. 5- Attığımız adımın günah olduğunu fark ettiğimiz an, adımımızı geri çekmek, günahta sınırı aşmaktan uzak durmak ve tövbe etmek suretiyle sevaptaki derecelerimizi yükseltmemiz her zaman mümkündür.
Nitekim Üstad Bedîüzzaman Hazretlerine göre, esas olan imandır, takvadır, ibadettir. Böyle fesat ve günahlar asrında kalpteki Allah korkusu günahlara karşı en büyük bir silâh ve siper hükmündedir. Bu zamanda farzları işleyen, büyük günahları işlemeyen kurtulur. Diğer yandan, az bir salih amel, böyle ağır şartlar altında, çok hükmündedir. Hem zaten Allah korkusu ile günahlardan uzak durmakta bir nevi salih amel vardır. Çünkü bir günahı terk etmek vâciptir. Bir vacibi işlemek, çok sünnetlere bedeldir. Özellikle böyle günahların sel gibi üzerimize hücum ettiği bir asırda, yalnızca günahlardan korunmak suretiyle, yüzlerce vacip işlenmiş olmaktadır. Elbette Allah korkusunu ve günahlardan sakınmak duygusunu kalbimizde taşıdığımız her an, yüzlerce sâlih amelin de kapısını çalmış olacağız. 1
Günahlara karşı en büyük siper tövbe ve istiğfar etmek ve günahlardan vazgeçmektir. Allah’a şirk koşmak hariç olmak üzere, büyük günahları işlemek imansızlıktan gelmediğinden; günah olduğunu inkâr etmedikçe büyük günah işleyen, iman dairesinden çıkmaz. 2 Fakat Üstad Saîd Nursî Hazretlerine göre, her günah içinde küfre gidecek bir yol vardır. Eğer işlenen bir günah istiğfar ile çabuk imha edilmezse, kurt değil, küçük bir manevî yılan olarak kalbi ısırır. Çünkü günah, tövbe ile imha edilmediği zaman kalbi karartır ve iman nurunun çıkmasına sebep olur. 3
Oysa tövbe ile günahlardan kurtulmaya bizi çağıran Allah’ın kitabıdır: “Doğrusu Allah kendine şirk koşulmasını affetmez. Bundan başka dilediğini affeder” 4 buyuran Kur’ân, bir diğer âyette, Allah’a sığınıldığı, itiraf edildiği ve pişman olunduğu sürece Allah’ın bütün günahları affedeceği şöyle müjdelenir: “De ki: Ey günahta aşırı giderek nefislerine zulmetmiş olan kullarım. Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz. Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz O çok bağışlayıcı ve çok merhamet edicidir.” 5
Kur’ân’ın emri büyük olduğu gibi, yasakladığı günahlar da büyüktür. Allah’a şirk koşmak 6, adam öldürmek 7, zina 8, içki, kumar 9, anne ve baba hakkını çiğnemek 10, yalancı şahitlik yapmak ve yalan söylemek 11, hırsızlık yapmak 12, gıybet etmek ve sû-i zanda bulunmak 13,  iftira atmak 14, livâta 15, fâiz 16, yetimi azarlamak ve doyurmamak 17, domuz eti yemek, ölü hayvan eti yemek18 Kur’ân’da geçen günahların başlıcalarıdır.
Bu günahlardan, kul hakkı ile Allah hakkını bünyesinde barındırma özelliğine sahip yedi tanesini zikreden Allah Resulü (asm) bir hadislerinde günahın böylesinden muhakkak sakınılmasını emir buyurur. Dinleyelim: “Büyük günahlar yedidir: Allah’a ortak koşmak, Allah’ın haram kıldığı canı haksız yere öldürmek, namuslu kimseye zinâ isnadında bulunmak, savaştan kaçmak, faiz yemek, yetim malı yemek, hicret ettikten sonra eski cahilliğine geri dönmek.” 19
Allah Resulü (asm) bir diğer hadislerinde: “Büyük günahların en büyüklerinden bir kısmı şunlardır: Allah’a ortak koşmak, anne ve babaya sıkıntı vermek, yalan yere yemin etmek”  20 buyurur.
Günah hususunda muhakkak bilmemiz ve kulağımızda her zaman küpe olması gereken husus, Allah’ın yasakladığı şeylere yaklaşmamak, küçük veya büyük günahlara karşı Allah’a sığınmak, Kur’ân’da bildirilen günahı günah olarak kabullenmek ve günahta ısrar etmemektir.
Nitekim Peygamber Efendimiz (asm): “Tövbe ve istiğfar edildiğinde büyük günah ‘büyük’ değil, ısrarla işlenmeye devam edildiğinde ise, küçük günah ‘küçük’ değildir” 21 buyurmuştur.

OKU:   Allah tövbe edenin tövbesini kabul ettiği halde Salebe’yi neden affetmedi?

Dipnotlar:

1- Kastamonu Lâhikası, s. 110. 2- Lem’alar, s. 80; 3- Lem’alar, s. 15. 4- Nisâ Sûresi, 4/116. 5- Zümer Sûresi, 39/53. 6- Şuarâ Sûresi, 26/213. 7- Nisâ Sûresi, 4/92, 93. 8- Mâide Sûresi, 5/5. 9- Mâide Sûresi, 5/90, 91. 10- İsrâ Sûresi, 17/23. 11- Bakara Sûresi, 2/283. 12- Mâide Sûresi, 5. 13- Hucurât Sûresi, 49/12. 14- Nisâ Sûresi, 4/112. 15- A’râf Sûresi, 7/80. 16- Bakara Sûresi 2/188. 17- Fecir Sûresi, 89/17. 18- Mâide Sûresi, 5/3. 19- Câmiü’s-Sağîr, 3/3065. 20- a.g.e., 2/1382. 21- a.g.e., 3/3416.

Benzer konuda makaleler:

image_pdfimage_print
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir