Antalya’dan Mehmet Bey: “Büyü nedir? Etki alanı nedir? Büyünün etki edeceğine inanılır mı? Bir öğrencinin başarısızlığı, bir esnafın iflası, bir karı kocanın ayrılması veya birleşmesi, bir kişinin mutsuzluğu büyüden mi olur? Bunları düzeltmek için gene büyüye mi başvurmalı? Haram olan bir meseleye kudret verilebilir mi? Bu doğru Allah inancına zarar vermez mi?”

İlkel toplumlardan günümüze kadar gelen bir takım batıl veya batılda kullanılmış itikatlar vardır. Sihir, büyü, efsun, falcılık, cincilik… vs. gibi alışılmış hayatın ötesinde hile, göz bağlama, insanları manyetize etme gibi tabiat kanunlarına aykırı bir takım gizli güç ve tesirler meydana getirmek sûretiyle genelde ticarîleştirilmiş ve hep kötü amaçlı kullanılmış meslekler tarih boyunca var olagelmişlerdir. Hemen belirtelim ki, bu fiillerin hemen çoğunun dayandığı bir ilim ve bir hakikat vardır. Fakat hemen hepsi insanlar tarafından hep şerde ve kötülüklerde kullanılmışlar ve maalesef hiçbirisi aslâ hayırda kullanılmamışlardır. Zaten pozitif değerleri öne çıkaran İslâmiyet, insanların şerre düşkünlüğünü de hesaba katarak sihri, büyüyü, efsun yapmayı ve falcılığı haram kılmış; Peygamber Efendimiz (asm) büyü yapmayı büyük günahlardan saymıştır.1

Sihrin ve büyünün mazisine gelince; Kur’ân geçmiş milletlerin yaptıkları sihirlerden bahseder. Meselâ Firavun’un sihirbazlarının yaptıkları sihirler karşısında Hazret-i Musa’nın (as) asasının mutlak galibiyetini zikreden Kur’ân, bu galibiyet üzerine sihirbazların secdeye kapanarak: “Âlemlerin Rabb’i olan Musa ve Harun’un Rabb’ine inandık” dediklerini beyan eder.2

Sihrin, Babil halkına imtihan için gönderilen Hârût ve Mârût adlı iki melek tarafından, küfre girmemek şartıyla bir ilim olarak öğretildiğini de Kur’ân’dan öğreniyoruz. Fakat aynı âyette, sihrin, şeytanlaşan insanlar tarafından, karı ile kocanın arasını açacak şekilde kullanıldığının beyanı da gözümüzden kaçmıyor. Cenâb-ı Hak âyetin devamında; “Oysa büyücüler, Allah’ın izni olmadan hiçbir kimseye zarar veremezler. Onlar, kendilerine fayda vereni değil, zarar vereni öğrenmektedirler” buyurmaktadır.3

Bediüzzaman, zamanımızdaki gibi kendisine “ölüler” namını veren cinlere, şeytanlara ve kötü ruhlara maskara ve oyuncak olmanın insanlığın “hilâfet” sıfatına yakışmadığını; Kur’ân’ın ise kulak verildiğinde, onları hem insanların emri altına almanın, hem de şerlerinden emîn olmanın yollarını gösterdiğini belirtir.4

Fakat beşeriyet hemen her faydalı ilmi zararda, kendi hasis menfaatinde ve çok özel sefîl merakında kullandığı gibi; cinlerle haberleşmeyi de, sihir ilmini de, büyücülüğü de maalesef şer işlerde kullanmıştır. Yemeğini pişiren ateşi, kin ve adavette kullanarak nice ocaklar söndüren beşer; sihir gibi, cinlerle haberleşme gibi, ispirtizma gibi ilimleri de aynı savurganlık ve sefaletle hep birbirinin ayağına tuzak kurmak, hile oyunları geliştirmek ve fitne ve fesat çıkarmak işlerinde kullanmıştır.

Ancak âyette de belirtildiği gibi, Allah Teâlâ dilemeden hiç kimse, hiç kimseye zarar ve ziyan verecek değildir. Her şey Allah’ın izniyle, emriyle ve dilemesiyle vaki olmaktadır. Sihirbazların, büyücülerin ve muskacıların hiçbir oluşumda, hiçbir işte, hiçbir hâdisede Cenâb-ı Hakk’ın dileği dışında ne doğrudan, ne de dolaylı olarak hiçbir katkıları ve etkileri yoktur. Olduğu da görülmemiştir. Her başarısızlığı, her ters giden işi, her karı koca uyuşmazlığını büyüye vermek asla doğru değildir. Büyüyü bu derece abartmak tevhid inancıyla asla bağdaşmaz. Çünkü Allah dilemedikçe kimse kimseye zarar veremez. Konuyu evham haline getirmek çözüm değil, hastalıktır.

Kötü niyetli ve şerir insanların ve mahlûkların şerlerinden korunmak için; Peygamber Efendimiz’e (sav) yapılan bir sihir teşebbüsü üzerine nazil olmuş bulunan “Kul eûzü bi Rabb’il Felak ve Nâs” sûrelerini okuyarak Cenab-ı Hakk’a sığınmak inşaallah kâfi olur.

Dipnotlar:
1- Buhârî, Vesâyâ, 23
2- A’râf Sûresi, 7/114-122; Tâhâ Sûresi, 20/68-73
3- Bakara Sûresi, 2/102
4- Sözler, S. 233, 234


KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Büyünün tesiri
1.453
İstanbul’dan Osman Özbek: “Büyünün tesiri gerçekten var mıdır? Her olumsuzluğu büyüye vermeli miyiz?” Büyünün tesiri vardır. Fakat her olumsuzluğu, her yolunda gitmeyen işi büyüye vermek ve bunu evha...
İçkinin haram kılınış süreci ve hikmetleri
34.530
Özgür Bey: “İçki nasıl ve niçin haram kılınmıştır?” Bilindiği gibi, altı binden fazla âyeti muhtevi Kur’ân-ı Kerim, yirmi üç sene gibi uzun bir süreçte, yaşanan problemlerin çözümü mâhiyetinde âyet ...
Akraba ilgisi
964
M. Kekilli: “Bir kadın, kocasının akrabalarıyla (anne, baba ve kardeşleriyle) ilgilenmesini engellemek için bir hocaya okutsa bunu başarabilir mi? Yani bu okutmayla kocasının kardeşlerine olan ilgisin...
Büyü ve sihir haramdır
5.159
Afyon’dan Ayşenur Kenar: “Büyünün gerçekliği var mıdır? Yapılan insanı etkiler mi? Kendimize büyü yapıldığını öğrensek ne yapmamız gerekir? Para ile büyü bozdurmak mesleğimize uygun mudur?” BÜYÜ VE...
Su-i Zanda bulunmanın günahı nedir?
1.405
Balıkesir’den Necdet Bayram:"Su-i Zanda bulunmanın günahı nedir?” SU-İ ZAN GÜNAHI Su-i zan Kur’ân’da yasaklanan günahlardandır. “Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir k...
Büyü yapmak
1.293
Ünal Bey: “Büyü ve kâğıt yaptırmanın dini hükmü nedir? Büyüden yardım ve şifa beklenir mi?” Büyü, göz ve basîret bağlamaktan ibârettir. Yani aldatmacadır. Özünde ilmî gerçekleri ters yüz edip kullan...
İçki içen namaz kılabilir mi?
82.431
Diyarbakır’dan Eyüp Bulut: “Dînimizde haram olan içkinin tanımını yapar mısınız? İçkinin haram kılınmasının hikmetleri nelerdir? İçki içen namaz kılabilir mi? İçki içtikten sonra kırk gün namaz kılınm...
Kısmet kapanır mı?
2.474
Bir okuyucumuz: “ Üzerimde büyü olup olmadığını nasıl bilebilirim?”  Üzerimizde büyü olup olmadığını araştırmamıza gerek yoktur. Büyü ve cin meselesine kafayı takıp durmak hastalıktan başka bir şey...
Müzikte vahiy ölçüsü
731
Manisa/ Demirci’den Büşra Nur ÜNLÜ: “Bir bayan olarak bağlama (veya herhangi bir müzik âleti) çalmanın dinimizce hükmü nedir? Caiz midir? Bayan ve dindar bir aile olduğumuz için çevredeki bazı insanla...
Harama nazar etmek nisyan verir!
3.233
Serkan Bey: “Yaz mevsimi yaklaşırken, her yer günah dolu. Biliyoruz ki, harama nazar nisyan veriyor. Yolda, sokakta yüzlerce haram ise, gayr-i ihtiyârî nazarımıza çarpıyor. Bu günahlar derslerimize ve...