Bu gece Kadir Gecesi

Abdullah Bey: “Kadir Gecesine mahsus ibadet var mıdır? Bazı kitaplarda yoktur deniyor, bazı kitaplarda ise vardır denildikten sonra nasıl kılınacağı tarif edilmiş. Biz ailecek tereddütte kaldık.”

Kur’ân’ın; “Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Cebrail o gece her türlü iş için Rablerinin izniyle inerler. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir rahmettir”1 buyurduğu; Peygamber Efendimiz’in (asm), “Allah kadir gecesini ümmetime hediye etmiştir. Ondan önce hiç kimseye vermemiştir”2 buyurduğu kadri ve kıymeti yüce bir geceye giriyoruz.

Bu gece, bütün kâinatın rahmetle kuşatıldığı bir gece. Bu geceyi idrak etmek seksen senelik bir ömre bedel. Kur’ân’ın dünya semasına nazil olduğu Kadir Gecesi, inşallah, bir kez daha rahmete susayan gönüllerimizi ihya edecek.

Yaklaşık bir aydır arınan kalbimiz, ibadetlerle Cenâb-ı Hakk’a yaklaşan ruhumuz bu gece inşallah arınmışlığın zirvesine yükselecek. Zikrimiz ve fikrimizle, Kur’ân okuyarak, gözyaşlarıyla tevbe ve istiğfar ederek Allah’a sığınacak ve inşallah seksen yıllık bir hayırlı ömür kazanabileceğiz.

Ramazan ayında rahmetin, mağfiretin, sevabın, feyzin ve faziletin zirveye ulaştığı bu gece: Kadir ve kıymet gecesi. Biz onun kadrini bilirsek, bizim de Allah katında kadrimiz ve kıymetimiz olur. “Onlar Allah’ın kadir ve kıymetini hakkıyla bilemediler”3 buyurarak bizi muhakkak ve muhakkak Allah’ı bilmeye ve takdir etmeye çağıran Kur’ân, Allah’ın bizi hadsiz bir şefkatle, sonsuz bir mağfiret ve sınırsız bir rahmetle kucakladığını ve merhamet buyurduğunu birçok âyetinde açık biçimde ilân eder.

Bu geceye mahsus bir namaz rivayet edilmiş değildir. Bu, Müslüman için zenginliktir. Müslüman her tarz ve her yol ile Allah’a yaklaşmaya çalışır. Bu gece; yatsı ve teravih namazından sonra bilhassa kazası olanlar için başta kaza namazı olmak üzere namaz kılmak, nafile namaz kılmak–o bahsettiğiniz kitaplarda İslâm büyüklerince anlatılan nafile namaz tarifelerini uygulamakta bir sakınca yoktur—, Kur’ân okumak, Cevşen okumak, Allah’ı çokça zikretmek, tevbe ve istiğfar etmek bu geceyi ihyâ etmemiz için yeterli olan önemli ibadet biçimleridir. “Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır” âyetini tefsir eden Üstad Bedîüzzaman Hazretleri, bu gece okunan Kur’ân’ın her bir harfine otuz bin sevap karşılık geldiğini müjdeler.4

OKU:   İtikâf günlerine girdik

Hazret-i Âişe (ra) validemiz anlatıyor: “Ya Resûlallah! Gecenin Kadir Gecesi olduğunu anlarsam ne diyeyim?” diye sordum.

Allah Resûlü (asm) şöyle buyurdu: “Şöyle dersin: ‘Allahümme inneke afüvvün, tühibbü’l-afve, fa’fü annî.’ (Allah’ım, muhakkak Sen Afüvv’sün! Affedicisin. Affetmeyi seversin. Beni affet!)”5

Ebû Hüreyre’nin (ra) bildirdiğine göre, Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyurdu:

“Kim Kadir Gecesinde faziletine inandığı ve sevabını Cenâb-ı Hak’tan umduğu için ibadete kalkar ise, geçmişteki günahları bağışlanır.”6

Bağışlanmak en büyük gayemiz değil mi? Affa uğramak için uğraşmıyor muyuz? Günahlarımızı serip dökerek Rabb’imizden mağfiret talep etmiyor muyuz?

Çünkü O’nun bağışlaması, affı, mağfireti, merhameti bizden razı olduğunun alâmetidir.

O’na döndürüleceğiz!

O’na gidiyoruz!

Bu gece O’nun kelâmını daha fazla okuyarak günahlarımıza şefaatçi yapalım. Ne dersiniz? Bu gece, O’na daha bir içten ve gözyaşları ile iltica edelim. Affını ve mağfiretini isteyelim. Cehennem’den âzâd olmamızı dileyelim. Rızasını talep edelim.

Cenâb-ı Hak, bu gece hürmetine dü

Kur’ân’ın; “Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve Cebrail o gece her türlü iş için Rablerinin izniyle inerler. O gece, tan yerinin ağarmasına kadar bir rahmettir”1 buyurduğu; Peygamber Efendimiz’in (asm), “Allah kadir gecesini ümmetime hediye etmiştir. Ondan önce hiç kimseye vermemiştir”2 buyurduğu kadri ve kıymeti yüce bir geceye giriyoruz.

Bu gece, bütün kâinatın rahmetle kuşatıldığı bir gece. Bu geceyi idrak etmek seksen senelik bir ömre bedel. Kur’ân’ın dünya semasına nazil olduğu Kadir Gecesi, inşallah, bir kez daha rahmete susayan gönüllerimizi ihya edecek.

OKU:   Bir iyiliğe bin sevabın hikmeti

Yaklaşık bir aydır arınan kalbimiz, ibadetlerle Cenâb-ı Hakk’a yaklaşan ruhumuz bu gece inşallah arınmışlığın zirvesine yükselecek. Zikrimiz ve fikrimizle, Kur’ân okuyarak, gözyaşlarıyla tevbe ve istiğfar ederek Allah’a sığınacak ve inşallah seksen yıllık bir hayırlı ömür kazanabileceğiz.

Ramazan ayında rahmetin, mağfiretin, sevabın, feyzin ve faziletin zirveye ulaştığı bu gece: Kadir ve kıymet gecesi. Biz onun kadrini bilirsek, bizim de Allah katında kadrimiz ve kıymetimiz olur. “Onlar Allah’ın kadir ve kıymetini hakkıyla bilemediler”3 buyurarak bizi muhakkak ve muhakkak Allah’ı bilmeye ve takdir etmeye çağıran Kur’ân, Allah’ın bizi hadsiz bir şefkatle, sonsuz bir mağfiret ve sınırsız bir rahmetle kucakladığını ve merhamet buyurduğunu birçok âyetinde açık biçimde ilân eder.

Bu geceye mahsus bir namaz rivayet edilmiş değildir. Bu, Müslüman için zenginliktir. Müslüman her tarz ve her yol ile Allah’a yaklaşmaya çalışır. Bu gece; yatsı ve teravih namazından sonra bilhassa kazası olanlar için başta kaza namazı olmak üzere namaz kılmak, nafile namaz kılmak–o bahsettiğiniz kitaplarda İslâm büyüklerince anlatılan nafile namaz tarifelerini uygulamakta bir sakınca yoktur—, Kur’ân okumak, Cevşen okumak, Allah’ı çokça zikretmek, tevbe ve istiğfar etmek bu geceyi ihyâ etmemiz için yeterli olan önemli ibadet biçimleridir. “Kadir Gecesi bin aydan daha hayırlıdır” âyetini tefsir eden Üstad Bedîüzzaman Hazretleri, bu gece okunan Kur’ân’ın her bir harfine otuz bin sevap karşılık geldiğini müjdeler.4

Hazret-i Âişe (ra) validemiz anlatıyor: “Ya Resûlallah! Gecenin Kadir Gecesi olduğunu anlarsam ne diyeyim?” diye sordum.

Allah Resûlü (asm) şöyle buyurdu: “Şöyle dersin: ‘Allahümme inneke afüvvün, tühibbü’l-afve, fa’fü annî.’ (Allah’ım, muhakkak Sen Afüvv’sün! Affedicisin. Affetmeyi seversin. Beni affet!)”5

OKU:   Leyâli-i aşere günleri

Ebû Hüreyre’nin (ra) bildirdiğine göre, Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyurdu:

“Kim Kadir Gecesinde faziletine inandığı ve sevabını Cenâb-ı Hak’tan umduğu için ibadete kalkar ise, geçmişteki günahları bağışlanır.”6

Bağışlanmak en büyük gayemiz değil mi? Affa uğramak için uğraşmıyor muyuz? Günahlarımızı serip dökerek Rabb’imizden mağfiret talep etmiyor muyuz?

Çünkü O’nun bağışlaması, affı, mağfireti, merhameti bizden razı olduğunun alâmetidir.

O’na döndürüleceğiz!

O’na gidiyoruz!

Bu gece O’nun kelâmını daha fazla okuyarak günahlarımıza şefaatçi yapalım. Ne dersiniz? Bu gece, O’na daha bir içten ve gözyaşları ile iltica edelim. Affını ve mağfiretini isteyelim. Cehennem’den âzâd olmamızı dileyelim. Rızasını talep edelim.

Cenâb-ı Hak, bu gece hürmetine dünyanın her yerindeki darda, zorda ve sıkıntıda olan Müslümanlara yardım ve inayet ihsan eylesin. Âmin.

Kadir Gecesi vesilesiyle mazhar olduğunuz seksen yıllık hayırlı, feyizli ve mağfiret edilmiş ömrünüzü tebrik ederim.

Dipnotlar:
1- Kadir Sûresi, 97/3,4,5
2- Câmi’üs-Sağîr, 2/1040
3- Hac Sûresi, 22/72
4- Sözler, s. 312
5- Riyâzü’s-Sâlihîn, 1192
6- Riyâzü’s-Sâlihîn, 1186

Benzer konuda makaleler:

image_pdfimage_print
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir