Bir şifa ve rahmet kaynağı: Nisan yağmuru

Levent Bey: “Nisan yağmurunu yutmanın ve altında yürümenin sevap ve sağlıklı olduğu söyleniyor. Doğru mudur?”

 

“SİZLERE MÜJDE, GELİYORUZ”

Her ne kadar zahir manada yağmurun, yeryüzü sularının buharlaşarak semada su buharı şeklinde toplanan bulutların yoğunlaşıp soğuması sebebiyle meydana geldiğini biliyorsak da, bu, gözümüz önünde defalarca gerçekleşen bir yaratılış mu’cizesinden başka bir şey değildir. Yaratılış esnasında havada ve yeryüzünde bulunan birçok mineralle kudret-i Fatıra tarafından zenginleştirilip hayatî ihtiyacımıza imdat olarak gönderiliyor.

İlgili âyetler Kur’ân’da şöyle yer alır:

“Görmez misin ki Allah bulutları dilediği yere sürüklüyor. Sonra onları bir araya getirip üst üste yığıyor. İşte görüyorsun, bunlar arasından yağmur çıkıyor.”1

“Allah O’dur ki, rüzgârları gönderir de, bir bulut savururlar. Derken onu gökyüzünde nasıl dilerse öyle serer. Parça parça eder. Derken yağmuru görürsün. Aralarından çıkar. Derken onu kullarından kimlere dilerse döküverdi mi, derhal yüzleri güler.”2

Bediüzzaman Hazretleri bu âyetleri şöyle tefsir ediyor:

“Bulutlara bak. Yağmurun şıpıltıları mânâsız bir ses olmadığına ve şimşek ile gök gürlemesi boş bir gürültü olmadığına katî delil ise; hâlî bir boşlukta o acâibi icâd etmek ve onlardan âb-ı hayat hükmündeki damlaları sağmak ve zemin yüzündeki muhtaç ve müştak zîhayatlara emzirmek gösteriyor ki: O şırıltı, o gürültü gayet mânidar ve hikmettardır ki; bir Rabb-i Kerîmin emriyle müştaklara o yağmur bağırıyor ki, “Sizlere müjde, geliyoruz!” mânâsını ifade ederler.”3

OKU:   Lokman Hekim

NİSAN TASI GELENEĞİ

Rumî takvime göre Nisan ayı 14 Nisan’da başlar, 14 Mayıs’ta sona erer. Milâdî 14 Nisan, Rumi 1 Nisandır. Rumi takvime göre 7 Nisan’dan sonra Nisan ayının sonuna kadar, yani 13 Mayıs’a kadar yağan yağmura Nisan Yağmuru denilir.

Nisan yağmurunda diğer aylardaki yağmurlara nazaran daha fazla şifa ve rahmet değerleri yüklüdür. Hazret-i Enes’e (ra) ait senenin ilk yağmuru ile ilgili şöyle bir rivayet vardır: “Hazret-i Peygamber (asm) ile beraberken yağmur yağmıştı. Hemen başını ve elbisesini açtı ve buyurdu ki: “Yağmur Rabbimin yeni yarattığı ve indirdiği rahmettir.”4

Mevlânâ Müzesi’nde halen sergilenen 34 kilo ağırlığında bronz üzerine altın gümüş kakmalı bir Nisan Tası vardır. İlhanlı Hükümdarı Bahadır Han tarafından 14. Yüzyılda Mevlânâ Dergâhına hediye edilmiştir. Mevlevîler Nisan tası adı verdikleri bu taslara Nisan yağmurlarını toplarlar, dergâhı ziyaret edenlere ikram ederlerdi. Nisan yağmurunun birçok derde şifa olduğuna inanılırdı.

Esasen Nisan tası geleneği bir Selçuklu başşehri iken Konya’da bilinen bir gelenekti. İnsanlar Nisan yağmurlarını bu taslarda toplarlar, hastalara şifa olarak dağıtırlar, yapılan yemeklerin içine katarlardı.

NİSAN YAĞMURU BEREKETTİR

Bitkilerin, sebzelerin, hububatın, bağ ve bahçelerin bolca suya ihtiyaç duyduğu, bitki ve ağaçların çiçek tozlarının, polenlerin, reçine ve eterik yağlarının rüzgâr ve hava akımıyla atmosfere karıştığı Nisan ayında yağan yağmurlar yeryüzüne bolluk ve bereket getirir. Yağmurla birlikte havada uçuşan bitki ve polen tozları yeryüzüne iner.

OKU:   Namazlarda sesli kıraat hakkında

Ayrıca Nisan yağmurları içinde kullanılabilir demir olduğu için çok faydalıdır. Nisan yağmuru altında ıslanan insanların kanında demir oranının faydalı biçimde artış gösterdiği gözlenmiştir. Bu sebeple Nisan yağmuru altında ıslanmak sağlık açısından faydalıdır. Peygamber Efendimiz (asm) tavsiye ettiği için de sünnet bulunmaktadır.

Bazı yörelerde Nisan yağmurunu eline, başına, bedenine sürmek, hatta kaplarda biriktirip içmek veya yemeklerde kullanmak bu sebeple mübalâğalı bir yaklaşım değil, isabetli bir tutumdur.

Ancak Nisan yağmurunun bu faydalı özellikleri, hava kirliliğinin olmadığı kırsal bölgeler için söz konusudur. Hava kirliliği yaşanan kalabalık şehirlerde havada asılı bulunan çeşitli karbon ve kükürt parçacıkları ile birlikte çok sayıda zararlı kimyasal madde zerrecikleri yağmur suyuna karışıyor ve yağmur suyunun özelliğini bozuyor.

Dipnotlar:
1- Nur Sûresi: 43.
2- Rum Sûresi: 48.
3- Sözler, s. 613.
4- Müslim 2/615, Ebu Davut 5/3309.

Benzer konuda makaleler:

OKU:   Buğday ve meyve hasadında öşür

image_pdfimage_print
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir