Bir Ramazan sadakası: Fidye

Samsun’dan İlknur Kozal: “Fidye durumunu açıklar mısınız? Fidye verilecek kişiler kimlerdir? Hasta olan ve çalışamaz durumdaki herkese fidye verilebilir mi?”

İSLÂMİYET’TE KOLAYLIK ESASTIR

İslâmiyet kolaylık ve rahmet dinidir. İslâm dinini gönderen Allah ü Zülcelâl Hazretleri kolaylıktan başka bir şey emretmemiş, İslâm dinini bizzat yaşayarak bize tebliğ eden Allah Resûlü (asm) kolaylıktan başka bir şey yaşamamış ve tebliğ etmemiştir.

Mübarek Ramazan ayında herkes orucun hadsiz hudutsuz sevabına gark olurken, sağlıkla ilgili problemlerimiz dolayısıyla biz, bu ayın yüksek sevabını orucumuzla talep etmeye güç yetiremeyebiliriz. Hiç gam ve keder yok. Orucumuzla bu ayın sevabına erişemez isek, niyetimizle ve fidyelerimizle erişmemiz inşaallah mümkündür.

Şüphesiz, bu aydaki orucu hastalığı veya şiddetli zafiyeti dolayısıyla tutmaya güç yetiremeyenler için de bu rahmet kapısı kapanmış değildir. Rahmetin onları dışarıda bırakması düşünülebilir mi? Bu din eksiksiz herkesi kâmilen kucaklamıştır. Oruç tutmaya güç ve takati olmayan, fakat acziyeti ve zaafiyeti ile yalnız Allah’ın dergâhına sığınan, yalnız Allah’tan isteyen, yalnız Allah’tan uman, yalnız Allah’tan bekleyen hastaların ve yaşlıların rahmetin dışında kalmasına Rahman-ı Rahîm hiç razı olur mu?

BİR DÜŞKÜNÜ DOYURACAK FİDYE!

İşte, Ramazan ayında oruç tutmaya güç yetiremeyen ve her geçen gün bünyesi zafiyete uğrayan güçsüz, zayıf, yaşlı ve hastaların bu ibadetin sevabından mahrum kalmamaları ve oruç farizasını yerine getirmiş sayılmaları için dinimizde kolaylıklar getirilmiştir.

Hastanın iyileşmemesi ve hastalığının artması, ilerlemesi ve sıhhate kavuşmaması gibi devam eden sağlık problemleri karşısında dinimiz şefkat kucağını açmış ve onları yeni bir çözümle kucaklamıştır.

Hiç şüphesiz bu şefkat doğrudan Rabbimizden gelerek, fakirlere dönük bir hibe mahiyetinde tecelli etmiştir. Kur’ân’da Cenâb-ı Hakk’ın, “Oruca dayanamayanlar bir düşkünü doyuracak kadar fidye verirler.”1 emri bu kolaylığı ilân eder.

Demek, güçsüzlükleri, acizlikleri, hastalıkları ve ihtiyarlıkları dolayısıyla oruç tutamayanlar, oruç tutamadıkları gün sayısınca, her güne bir fidye vermek suretiyle bu ibadeti yapmış sayılacaklardır.

Fidye fakirlere, miskinlere ve yoksullara verilir. Yukarıdaki âyet buna âmirdir. Hasta olup çalışamayan kimseler eğer yoksul iseler kendilerine fidye verilir.

FİDYE MİKTARI NE KADARDIR?

Fidye miktarı, her bir oruç günü için bir fakiri bir günlük (iki öğün) doyuracak kadar para veya belirli miktarlardaki gıda maddelerinden oluşur. Bir fidye miktarı, bir fitre miktarına eşittir: Buğdaydan yarım sa’; arpa, hurma ve kuru üzümden bir sa’dır. Sa’ bir hacim ölçüsü birimidir ve bir sa’ yaklaşık 2.75 litredir; bu da yaklaşık 3 kilograma denk düşmektedir. Bu rakamları günümüze aktaracak olursak, bir fitre ortalama dokuz liraya denk düşmektedir. Bir fidye de asgarî dokuz lira üzerinden verilebilir. Bu miktar, kişinin imkânı ölçüsünde arttırılabilir.

Fidyenin Ramazan’ın içinde verilmesi Ramazan ayının hürmet ve bereketine daha uygun düşmektedir. Ancak daha sonra hastalar iyileştikleri zaman, verdikleri fidyeye bakmadan tutamadıkları oruçları tutmakla mükellef bulunmaktadırlar. Bu durumda daha önce verdikleri fidye, sadaka yerine geçer ve inşallah makbuldür.

FİDYE VASİYET EDİLİR Mİ?

Sağlıklarında fidyelerini kendileri ödeyemeyenler, öldükten sonra fidyelerinin ödenmesini vasiyet edebilirler. Böyle bir vasiyetin bulunması halinde, geride bıraktığı malın üçte biri fidyeyi ödemeye yeterli ise mirasçılarının bu bedeli ödemeleri vacip olur.

Vasiyeti yoksa veya malının üçte biri fidyenin ödenmesine yeterli değilse, mirasçılarının sırf hayır ve fazilet olarak bu fidyeyi kendi mallarından kendi rızaları ile ödemelerinin makbule geçen bir davranış olacağı muhakkaktır.

Fidye ödeyebilecek kadar malî güce ve imkâna sahip bulunmayanlardan bu yükümlülük ölümle birlikte düşer. Ancak ölene kadar bu fidyeyi ödeme gayreti içinde olmaları gerekir.

Güç yetiremediğimiz ibadetler için bize çözüm içinde çözüm sunan Hâlık-ı Rabb-i Rahîm’e sonsuz şükürler olsun.

Dipnot:
1- Bakara, 2/184.

image_pdfimage_print

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Veren el, alan elden neden üstündür?
1.871
Salih Bey: “Veren el alan elden üstündür” hadisini açıklar mısınız? Veren el neden üstündür? Bu konuda örnekler var mıdır?” ALLAH VEREN’DİR Allah Cevad’dır, Vehhab’tır, Kerim’dir; cömerttir, veren...
Geçerli oruç özürleri, kaza ve fitre
2.895
Nurefşan Hanım: “Ramazan orucu için kadınlarda ve erkeklerde ne gibi geçerli mazeretler vardır? Hangi şartlarda tutamazlar? Oruç borcunu kimler fidye (para) vererek öder? Kimler oruca karşılık oruç tu...
Hayatı Allah yarattığı gibi, ölümü de Allah yaratıyor...
7.012
Harun Bey: “Ömür ve ecel belirli değil mi? Ömür uzayıp kısalır mı? Ömrün uzayıp kısalması insanın elinde mi? Sigara ömrü kısaltır, sadaka ömrü uzatır gibi sözler ortalıkta dolaşıyor. Eğer bu sözler ...
Sadakanın belâyı defetmesi ve kader
4.325
Salih Bey: “Buhari’deki bir rivayete göre Peygamber Efendimiz (asm) miraçta kader kaleminin cızırtısını işitiyor. Kader ve kaza daha önce yazılmamış mıydı? Bu rivayeti değerlendirir misiniz? Bu çerçev...
Parkinson hastası
572
Hüseyin GÖRMENOĞLU: “Parkinson hastası birisi namazda elleri titrediği için ellerini bağlayamıyor. Fakat ellerini yanlara bıraktığı zaman titreme geçiyor. Bu kişi namazda ellerini bağlamayıp yanlara b...
İsrafta hayır olmadığı gibi; hayırda da israf yoktur
1.649
CTI rumuzlu okuyucumuz: “Sadaka vermekte israf olmaz deniyor; bu ne demektir?” Müstehak olanlara ne kadar çok sadaka verilse bile, israf olarak değerlendirilmez. Hayır ve hasenât yolunda yapılan harc...
Bir oruç telâfisi: Fidye
1.634
Abdulmuhsin Bey: “Ramazan orucunu tutmakta zorlanan, sonra da tutamayacak kadar yaşlı olan birisi tutamadığı günleri nasıl telafi eder?” İslâmiyet kolaylık ve rahmet dinidir. İslâm dinini gönderen A...
Oruç fidyesi üzerine
824
Abdulmuhsin Bey: “Ramazan orucunu tutmakta zorlanan, sonra da tutamayacak kadar yaşlı olan birisi tutamadığı günleri nasıl telafi eder?” İslâmiyet kolaylık ve rahmet dinidir. İslâm dinini göndere...
Hamileyken oruç tutmak
1.577
Ömer Aloç: “ Hamileler oruç tutamazlarsa ne zaman tutarlar? Hamileler için zaten, hamilelik süresince oruç tutma yükümlülüğü yoktur. Çünkü bebeklerini beslemekle yükümlüdürler. Hamilelik süre...
Bugün sadakamızı verdik mi?
476
Özgür Bey: “Sadaka nedir? Kimlere nasıl, ne kadar ve ne zaman sadaka verilir? Dilenciye verilen şey sadaka mıdır? Hadise göre sadakanın ömrü uzattığı doğru mudur? Öyleyse ecelin değişip değişmediği me...
Vekâletle kurban
531
Ankara’dan Ahmet Tahir Uçkun: *“Ankara’da ikamet ediyoruz. İstanbul’daki durumu olmayan bir akrabamıza kurbanlık parasını ve vekâleti versek, bu akrabamız da gidip kurbanı alıp kesse ve etini vs... ke...
Biz muhabbet fedaileriyiz
542
İzmit’ten Orhan İster: “‘Kibre karşı kibir sadakadır’ hadisinin açıklamasını yapar mısınız?”   Mü’min kibirlenmez. Fakat izzetini yere de düşürmez. Mü’min gerektiği yerde tevazu sahibi, ger...
Tatlı dil sadakamızı ihmal etmeyelim
663
Serkan KESKİN: “Bir arkadaşımla aram bozuktu. Düzelmesi için açıkçası hatalı olmadığım halde tam bir ay boyunca dualar ettim. 4444 tane Tefriciye de okudum. Duamın kabul olmuş olabileceğine inanıp ark...
Yardım ve iyilikte sınır yoktur
533
Gemlik’ten okuyucumuz: “Dilencilere yardım edilir mi?”   Davranışları ne olursa olsun; insanlar hakkında, hüsn-ü zan imkânı varsa esas olan hüsn-ü zan yapmaktır. Delil olmadan sû-i zanna gi...
Sadakayı vermekte israf olmaması ne demektir?
578
CTI rumuzlu okuyucumuz: “Sadakayı vermekte israf olmaması ne demektir? Nasıl israf olur? Ne yapmak gerekir?” Müstehak olanlara ne kadar çok sadaka verilse bile, israf olarak değerlendirilmez. Hayır v...
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir