Bediüzzaman sevad-ı azamı nasıl yorumlamıştır?

Afyon’dan Hasan Koç: “Sevad-ı azam meselesini izah edebilir misiniz? Bediüzzaman sevad-ı azamı iktisat noktasında mı değerlendiriyor, yoksa siyaset noktasında mı?”

 

KELİME MANASIYLA SEVAD

Sevad, Arapça’da kök itibariyle “sevvede” fiiline bağlı bir isimdir. “Sevvede” fiili birkaç manaya gelir: Kararttı, karaladı, yazdı, cesur oldu, başkan yaptı.1 Müsevvid, karalamasını yazan; müsvedde, karalama yazılan yazı demektir ve aynı köktendir. Esved, kara ve siyah demektir; ‘esved’in çoğulu sûd ve sûdan ise siyahlar demektir. Sevda esmer manasındadır. “Sevad” ise aynı kökten gelen bir isim olarak “karartı” demektir.

Sevad-ı azam’a gelince… 

Bu kelime gurubu, kelime manası itibariyle “büyük karartı” demektir. Mecazi olarak ise, “iktisadî manada birbirine yakın insanlar topluluğu” veya “milletin kahir ekseriyeti” manasında kullanılmıştır. Bediüzzaman sevad-ı azama “ekseriyet-i masum” demiştir:

“Sevad-ı azam, hem ekseriyet-i masumun maişeti basittir. Tegaddi besatetiyle onlara tâbi olmak..”2

Sevad-ı azam mefhumunu ilk kullanan Peygamber Efendimiz’dir. (asm) “Aleyküm bi’s-sevâdi’l-âzam!” yani (Size sevad-ı azam üzere olmak yakışır!)3 buyurmuştur.

Bu durumda sevad-ı azama uymak Sünnet-i Seniyyedendir.

HZ. ÖMER’İN TAZE EKMEK YEME ŞARTI

İbn-i Müleyke anlatıyor: Biz Halife Ömer’in yanında sofraya oturmak üzereyken Utbe çıkageldi. Hazret-i Ömer (ra):   “Buyur ya Utbe!” diyerek onu sofraya dâvet etti.  Utbe, hemen diz çökerek sofraya oturdu. Fakat ekmeği kuru ve sert bulmuştu.

“Halife’nin sofrasında ekmek kupkuru ha! Ya Ömer bunun tazesi yok mu?” dedi.

Hazret-i Ömer (ra) kızdı:

“Utbe!” dedi, “Sen taze ekmek peşindesin! Müslümanlar bugün ekmek bulabiliyorlar mı ki, Ömer sofrasına tazesini koysun? Ömer sevad-ı azama (halk ekseriyetine) tabidir. Sevad-ı azam (millet ekseriyeti) ne zaman taze ekmek bulur, Ömer o zaman sofrasına taze ekmek koyar!”

Hz. Ömer (ra) kendisine bal şerbeti ikram edenlere: “Bunu halk içiyor mu?” diye sorar,

“Hayır ya Ömer! Bu size hazırlanmıştır” denilince içmez ve “ben halkımdan birisiyim! Onlardan farklı yaşayamam!” diye çıkışırdı.

Keza Hazret-i Ömer (ra) kızına misafir olunca, kızı sofraya iki çeşit yemek koymuştu.

Hazret-i Ömer (ra) kızına çıkıştı: “Birini kaldır kızım! İnsanların sofrasında bugün iki çeşit yemek yok.” dedi.

BU PARA BİZE HELÂL DEĞİL!

Bediüzzaman’ın biraderzadesi merhum Abdurrahman anlatıyor:

“1334 Senesinde esaretten geldikten sonra, amcam, rızası olmadan Darü’l-Hikmeti’l-İslâmiyeye aza tayin edildi. Fakat esarette çok sarsılmış olduğundan, bir müddet mezunen vazifeye gidemedi. Çok defa istifa etmek teşebbüsünde bulundu, fakat dostları bırakmadılar.  Bunun üzerine Darü’l-Hikmete devama başladı. Haline dikkat ediyordum ki; zarûretten fazla kendine masraf yapmıyordu. Maîşetçe neden bu kadar muktesid yaşıyorsun diyenlere cevaben, “Ben sevad-ı azama tabî olmak isterim. Sevad-ı azam ise, bu kadar tedarik edebilir. Ben, ekalliyet-i müsrifeye tabî olmak istemem” demişlerdir.

Darü’l-Hikmet’ten aldığı maaştan miktar-ı zarûreti ayırdıktan sonra, mütebakîsini bana vererek, “Hıfz et!” derdi. Ben de, bir sene zarfındaki fazla kalmış paraları amcamın bana olan şefkatine, hem malı istihkar etmesine îtimaden, haberi olmadan tamamen sarf ettim.

Sonra bana dedi ki: “Bu para bize helâl değildi, millet malı idi; niçin sarf ettin? Mademki öyledir, ben de seni vekilharçlıktan azl ile kendimi nasb ettim.”

Bir müddet aradan geçti… Hakaikten on iki telifatını tab ettirmek kalbine geldi. Maaştan toplanan paraları, o telifatların tabına verdi. Yalnız bir-iki küçüğü müstesna olmak üzere, diğerlerini etrafa meccanen dağıttı. Niçin sattırmadığını sual ettim. Dedi ki:  “Maaştan bana kût-u lâyemut caizdir; fazlası millet malıdır. Bu suretle millete iade ediyorum.”4 Örneklerden de anlaşılacağı üzere Bediüzzaman Hazretleri sevad-ı azamı siyaset noktasında değil, iktisat noktasında değerlendiriyor. Zaten İslâm tarihindeki örneklerde de sevad-ı azam siyasî değil, iktisadî bir mefhumdur.

Dipnotlar:
1. Yeni Kamus, s. 197.
2. Bediüzzaman, Sözler, Yeni Asya Neşriyat, İstanbul, 2004, s. 1178.
3. Aliyyu’l-Muttakî, Kenzu’l-Ummal, 1:1030; Mecmau’z-Zevaid, 5:218.
4. Tarihçe-i Hayat, s. 109.

image_pdfimage_print

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Türkiye, Bediüzzaman’ı anmaya ve anlamaya koşuyor
1.312
BU GÜN 23 MART. Bu gün, Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinin dar-ı bekaya irtihalinin 55. sene-i devriyesi. Bu vesileyle ülkemizde Bediüzzaman Haftası da başlamış bulunuyor. Ülkemizde Bediüzz...
Önemli bir af ve uhuvvet formülü
802
İsmi mahfuz okuyucumuz: “Kendimizi eleştireceğimiz yerde, bir birimizi daha çok eleştiriyoruz. Af ikinci plâna atılıveriyor. Bu da gerçek muhabbetin tesisini önlüyor. Bu durumdan kurtulmanın yolları v...
Bediüzzaman sırat köprüsünde kiminle görüştü?
2.636
Hayrettin Bey: “Üstad Hazretleri gördüğü bir sadık rüyada Ararat dağı infilak ediyor. Bu esnada mühim bir zat kendisine ‘İ’caz-ı Kur’ân’ı beyan et!’ diyor. Bu mühim zat kimdir? Ayrıca Sırat Köprüsü zi...
Kur´ân´da hidâyet kavramı
963
Nuray Hanım: “Kur’ân’da geçen ‘hidayet’ kavramını Bediüzzaman nasıl açıklamıştır?”   Bakara Sûresi, Kur’ân-ı Kerim’in hem bir hidayet rehberi, hem bir hidayet kaynağı olduğunu beyan eden âyetl...
Peygamberleri teknoloji lideri ilân eden kitap: Risale-i Nur...
1.979
Ordu Aybastı’dan Aşkın Doğan: “Kur’ân’ın bilimsel mu’cizelerine Bediüzzaman’ın bakış açısı nasıldır?” HAZRET-İ ÂDEME’ (as) İSİMLERİN ÖĞRETİLMESİ     Yirminci Söz ve Yirmi Beşinci Söz Kur’ân’...
İçkinin dindeki yeri nedir?
575
Trabzon’dan Mesut Kas: “İçkinin dindeki yeri nedir? İçki âyetlerinden ilk inen âyetin hükmü kalkmış mıdır? Hazret-i Ömer ve Hazret-i Halid bin Velid Müslüman olduktan sonra içki içmişler mi?”  ...
Orucun hikmetleri
1.379
Bediüzzaman’a göre Ramazan orucunun hikmetleri nelerdir? Bediüzzaman’a göre: 1) Ramazanda oruç tutmakla insan Allah’ın terbiye edicilik sıfatını tanır. 2) Ramazandaki oruçla tok açın hâlini, ze...
Sevad-ı Azam ne değildir?
838
Tire’den Refik Koyu: “Sevad-ı azam nedir? Ne değildir? Siyasî tercihler sevad-ı azam kavramına girer mi?” Sevad-ı azam ümmet ekseriyetinin hakta, hukukta, adalette, ahlâkta, salih amellerde ve doğr...
Kur’ân’da meşveret örneği var mıdır?
1.402
İhsan Sarı: “Meşveretin de namaz gibi farz olduğu söyleniyor. Bu doğru mu? Meşveretsiz yaptığımız işlerden ne derece sorumluyuz? Kur’ân’da meşveret örneği var mıdır?” MEŞVERET ALLAH’IN EMRİDİR All...
Risâle-i Nur dairesinin manevî kimliği
3.181
Kocaeli/Kandıra’dan Tahsin Yılmaz: “Yedinci Şuâ’nın sonunda, ‘bu günlerde manevî bir muhaverede…’ diye başlayan bir cümle var. Bu cümleyi açar mısınız? Nasıl bir muhaveredir?” Bolu’dan Hayrettin Huyu...
Cevşenin azametine meleklerin hürmetinin sırrı nedir?
2.472
Recep ALBAYRAK: “Emirdağ Lâhikası 142. Sayfada geçen şu ifadeyi açıklar mısınız: ‘Risalet cihetiyle değil, belki velâyet-i Ahmediye noktasında…” Neden risalet cihetiyle değil?” Göklerde Cevşen’e Duyu...
Bereket nedir, ne değildir?
2.460
Ferhat Bey: “Bereket nedir? Bereket lütuf mudur? Yoksa iktisadın neticesi midir?” BEREKET ALLAH’IN BİR LÜTFUDUR Bereket, elbette lütuftur. Allah’ın lütfudur. Allah’ın razı olduğu bolluk, çok...
Bediüzzaman’ın tesbihatı nasıldı?
5.232
Yağcı rumuzluyla soran okuyucumuz: “Namazdan sonra okunan tesbihatın fazileti, hükmü ve anlamı nedir? Bediüzzaman’ın tesbihatı nasıldı?” TESBİHAT NAMAZIN ÖZÜDÜR Namazı gerek cemaatle kılalım, ...
Bediüzzaman’a göre Ramazan ve Kur’ân
1.285
Abdullah Bey: “Bediüzzaman’a göre Ramazan ile Kur’ân arasında bağlantı var mıdır?” RAMAZAN VE KUR’ÂN Bedîüzzaman Ramazan Risalesinin Altıncı Nüktesinde, Ramazan-ı Şerifin manası ve mahiyeti ile Ku...
Ümmetin ihtilâfı
583
Ercan Bey: “‘Ümmetim dalâlet üzere ittifak etmeyecektir. Siz bir ihtilâf gördüğünüzde sevad-ı azama tâbi olunuz’1 hadisini açıklar mısınız?”   Dalâlet üzerinde birleşmemek, Hazret-i Muhammed...
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir