Arefe Günü müjdesi

“Lebbeyk Allahümme lebbeyk. Lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk. İnne’l-hamde ve’n-ni’mete leke ve’l-mülke lâ şerîke lek.”

 

“Buyur Allah’ım. Emrini dinlemeye hazırım. Emrine boynum kıldan ince. Emrine ve fermanına sözümle, özümle, gönlümle, kalbimle kurban olayım. Emrine boyun eğdim. Senin şerikin ve ortağın yoktur. Emrine kurbanım. Sözüne hayranım. Buyur Allah’ım. Hamd Sana mahsustur. Nimet Senindir. Mülk Senindir. Senin hiçbir şekilde benzerin ve ortağın yoktur.” 1

Yüz binlerce hacının ağzından bu günlerde tek bir kelime halinde dökülen teslimiyet sözleridir bunlar. Bugün güneş doğduktan sonra hacılar Arafat bölgesine doğru harekete geçtiler. Öğle vaktinde öğle ve ikindi namazlarını “cem-i takdim” ile birlikte kılacaklar. Hemen ardından Arafat’ta vakfeye başlayacaklar. Vakfede gözyaşı dökecekler, tevbe ve istiğfar edecekler, duâ edecekler ve inşaallah doğdukları gün gibi günahlarından arınacaklar. Kendileri için, anne ve babaları için, din kardeşleri için, dünyanın salâhı için, İslâm âleminin huzur ve sükûnu için, Müslümanların dünya-âhiret kurtuluşları için, geçmişleri için, gelecekleri için duâ edecekler. Duâları inşâallah dergâh-ı İlâhîye yükselecek.

Bu günde bolca duâ edelim. Ne dileğimiz varsa Allah’a arz edelim. Ne muradımız varsa Allah’tan isteyelim. Peygamber Efendimiz (asm) buyurdu ki:

“Duâların en hayırlısı Arefe Gününde yapılan duâdır.”
“Kim ki, Arefe Günü dilini, kulağını ve gözünü haramdan korursa, iki Arefe arasındaki günahları bağışlanır.” 1

OKU:   Allah zaman kaydından münezzehtir

TEŞRİK TEKBİRLERİ BAŞLIYOR
Teşrik Tekbirleri bu gün sabah namazından itibaren başladı. Bayramın dördüncü günü ikindi namazına kadar her farz namazın hemen ardından, başka hiçbir kelime konuşmadan, Teşrik Tekbirleri getirmek her Müslüman için vaciptir. Bu hüküm umumidir. Yani namazını cemaatle kılan da, yalnız kılan da, kurban kesen de, kesmeyen de, seferî olan da, olmayan da, kadın veya erkek bütün Müslüman’lar Teşrik Tekbirleri getirmelidirler.

Teşrik Tekbirleri, Farz namazdan selâm verdikten hemen sonra araya hiçbir söz karıştırmadan, “Allâhü Ekber, Allâhü Ekber, Lâ ilâhe illallâhü vallâhü Ekber, Allâhü Ekber Ve lillâhi’l-hamd” diyerek getirilir.

Manası: “Allah en büyüktür. Allah en büyüktür. Allah’tan başka ilâh yoktur. Allah en büyüktür. Allah en büyüktür. Hamd yalnız Allah içindir.”

BİN İHLÂS-I ŞERİF
Gerek ferd, gerek toplum, gerekse İslâm âlemi olarak, maddî ve manevî dertler yumağı içerisinde yuvarlanıp gidiyoruz. Gün geçmiyor ki, ağzımızın tadını bozan ve bizi tokatlayan bir imtihan külçesi ile karşılaşmayalım. Duâya çok ihtiyacımız var. Niyaza çok ihtiyacımız var. Allah’ın dergâhına sığınmaya ekmek ve su kadar muhtacız. Allah’ın kulu olduğumuzu ikrar etmeli; fitnecilerden, fesatçılardan, hasetçilerden, şeytanlardan, türlü türlü yaratıklardan, dünyanın türlü belâlarından ve musîbetlerinden Allah’a bütün kalbimizle sığınmalı ve Allah’tan imdat istemeliyiz.

Arefe Gününde elimizde böyle bir yüksek dergâha sığınma, O’na yalvarma, O’ndan af dileme, O’ndan hayır ve hasenat isteme, O’ndan Cemâlini, Rızasını ve Cennetini dileme fırsatımız var: Bin İhlâs-ı Şerif okumak. Fırsat bulup okuyabilenler için, bugün, büyük bir rica kapısı açık bulunmaktadır.

OKU:   Akika kurbanı

Üstad Bedîüzzaman Hazretleri der ki: “Aziz, mübarek kardeşlerim. Bizim memlekette eskide Arefe gününde bin İhlâs-ı Şerif okurduk. Ben, şimdi bir gün evvel beş yüz ve Arefe’de dahi beş yüz okuyabilirim. Kendine güvenen, birden okuyabilir. Ben, gerçi sizleri göremiyorum ve hususî her birinizle görüşmüyorum. Fakat ben, ekser vakitler, duâ içinde her birinizle bazen ismiyle sohbet ederim.” 2

Bin defa okumaya fırsat bulamayanlar için, paylaşarak yüzer defa da okunabilmekte ve açık bulunan rica kapısından Allah’ın dergâhına sığınmak mümkün olmaktadır. 3

İhlâs-ı Şerifler okunurken başta “Eûzübillahimineşşeytânirracîm” ile birlikte “Bismillahirrahmanirrahim” demeli; devamında her ihlâs-ı şerifin başında birer besmele çekerek okumalıyız.

Rabb-i Rahîm bu mübarek Arefeyi ve mübarek bayramı âlem-i İslâm’a ve yaşlı dünyamıza hayırlı eylesin. Müslümanların dünyevî-uhrevî sıkıntılardan kurtulmasına ve dünya barışına vesile kılsın. Âmin.

BİR AREFE GÜNÜ MÜJDESİ
Resûl-i Kibriyâ Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm, Arefe Günü akşamı Arafat’ta ümmeti için mağfiret duâsında bulundu.
O’na şöyle denildi:
“Zâlim müstesnâ onları bağışladım. Çünkü ben mazlûmun hakkını zalimden alırım!”
Peygamber Efendimiz (asm):

“Ey Rabb’im! Eğer dilersen mazlûma hakkını Cennetten verir ve zalimi bağışlarsın.” diye duâya devam etti. Fakat o akşam bu duâsına cevap verilmedi. Sonra Resul-i Ekrem (asm) Müzdelife’de sabahladı; bu duâyı tekrar tekrar yaptı ve duâsı kabul olundu. Sonra Resulullah Efendimiz (asm) sevincinden tebessüm buyurdu. 4

Dipnotlar:
1- Câmiü’s-Sağîr, 2/2095.
2- Şuâlar, s. 266.
3- Mektûbât, s. 326, 328.
4- İbn-i Mâce, Menâsik, 56.

OKU:   Her duaya âmin denir mi?

Benzer konuda makaleler:

image_pdfimage_print
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir