Ahmet Yıldırım: “Gazetemizin adalet yürüyüşüne destek vermesi doğru bir tavır mıdır? Rahatsız olanlara ne söylenebilir?”

Yeni Asya’nın Savunduğu Değerler

Herkes bilir ki Yeni Asya savunduğu temel değerlerini şu ya da bu partiden almaz, dernekten almaz, şahıstan almaz. Doğrudan doğruya Risale-i Nur’dan alır. Risale-i Nur ise Kur’ân’ın malıdır.

Yeni Asya yayın yaptığı kırk küsur yıldan beri hakkın hatırını âli tutma prensibinden zerre miktar taviz vermemiş, hiçbir partiye eğilip bükülmemiş, hiçbir hâkim güçten zerre kadar kursağına haram bir şey koymamıştır. Kırılmış ama eğilmemiş, dökülmüş ama taviz vermemiştir. Nice sıkıntılar görmüş, ama hak bildiği dâvâsını terk etmemiştir.

Çünkü Yeni Asya her gün muhteşem bir şahs-ı manevinin ürünü olarak ortaya çıkar.

Adalet İstemek Yanlış Bir İş mi?

Bu gün insanlar adalet istiyorlar. Gazetemiz de bu isteğe sahip çıkıyor ve satırlarında yer veriyor. Yanlış mı yapıyor?

Adalet istemek yanlış bir iş mi? Hainlik mi? Teröristlik mi? Darbecilik mi?

Bence hükümet edenlerin oturup, şapkalarını önüne koyup bir düşünmeleri gerekiyor! Bunca insan adalet istiyorsa bir dertleri vardır demeleri gerekiyor.

Olmayacak şey mi istiyor bunca insan? Adalet etmek zor iş mi? Adalet zaten hükümet edenin görevi değil mi?

Oysa bakıyorsunuz, hükümetin üyeleri ve bakanları adalet isteyenleri teröre ve darbeye destek vermekle suçluyorlar. Hiç şık olmuyor.

Vaktiyle adamın biri Demirel’e hakaret etmiş ve hakkında soruşturma açılmış. Durumu öğrenince Demirel derhal avukatını çağırmış: “Bilmeden adamın canını yakmış olmalıyız ki, dilini tutamamış. Hemen git, savcıyla konuşup dosyayı kapattır.”

Devlet yönetimi budur! Milleti yöneten baba gibi olmalıdır! Eli sopalı olmamalıdır.

Ahiret bir yana; yarın devr-i sabık olduğunuzda ne ile anılacaksınız? Ona bir bakın!

Yönetenler kusurlu olamazlar mı? Hükümet edenler sütten çıkmış ak kaşık mıdırlar? Peygamberler gibi ismet sıfatına mı haizdirler? Bizim yöneticilerimiz İslâm kültürünü çok iyi biliyorlar diye biliyoruz. Milletin hatırı sayılır kısmı da öyle bildiği için destek veriyor. Bu desteğe lâyık olmak olmak gerekmez mi?

Adaleti Öldürdüğün Gün Devlet de Ölür

Peki, İslâm kültürü ne diyor? Kur’ân ne diyor? Kur’ân Peygamberi (asm) ne diyor? İslâm Tarihi ne diyor?

Bir defa Kur’ân, “Allah adaleti emreder.”1 diyor. Hz. Muhammed (asm) adaletli yöneticiyi yarın mahşerde Allah’ın arşında gölgelenecek yedi sınıf insanın başında sayıyor.2

Ve İslâm Tarihi adaletin birbirinden güzel örnekleriyle doludur.

Meşhurdur: Hz. Ömer (ra) herkese birer parça kumaş dağıtıyor. Fakat hiç kimse kendisine verilen parçadan bir tam elbise çıkaramıyor.

Ertesi gün Halife Ömer (ra) kendisine tam bir elbise diktirmiş olarak milletin huzuruna çıkınca, bir Sahabe feveran ediyor:

“Ya Ömer seni dinlemiyoruz!”

Hz. Ömer, “Neden?” diyor şefkatle.

“Bize dağıttığın parçalardan tam bir elbise çıkmıyor. Görüyorum ki sen kendine tam bir elbise çıkarmışsın!” diyor Sahabe.

Hz. Ömer, onu terör yapmakla, hainlikle, hükümet büyüğüne saygısızlık etmekle suçlamadan, oğlu Abdullah’a işaret ediyor.

Abdullah ayağa kalkıyor ve:

“Ben kendi payımı babama verdim. Babam ancak ikimizin payı ile tam bir elbise çıkarabildi!” diyor. Sahabe “Şimdi oldu ya Ömer! Konuş, seni dinliyoruz!” diyor.

Osmanlı’ya gelelim… Çağ açıp çağ kapatan Fatih Sultan Mehmed Han diyor ki: “Aklı öldürürsen ahlâk da ölür. Akıl ve ahlâk öldüğünde millet bölünür. Kadı’yı satın aldığın gün adalet ölür. Adaleti öldürdüğün gün Devlet de ölür.”

Yeni Asya kamuoyuna diyor ki: Hükümete oy vermiş olabilirsiniz. Ama bu gün bir adalet ihtiyacı varsa, bunu öncelikle sizin, oy verdiğiniz hükümet üyelerine iletmek görevinizdir.

İşte Yeni Asya bunun için güçten ve iktidardan yana değil; haktan, hukuktan, adaletten ve demokrasiden yana tavır koyuyor ve koymaya devam edecektir.

Dipnotlar:
1- Nahl Sûresi: 90.
2- Buhari, Salât, 187; Müslim, Zekât 91; Tirmizî, Zühd, 53.


KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Îsâr hasletinin azamî derecesi
770
İstanbul’dan Âdem Tekle: “Hazret-i Ebû Bekir’in ‘Bedenimi o kadar büyüt ki, Cehennem’de kimseye yer kalmasın’ sözünün kaynağı nedir? Bu sözü Allah’ın adaleti ile ve rahmeti ile nasıl bağdaştırabiliriz...
Cehennem azabında tecelli eden adalet
1.242
İstanbul’dan okuyucumuz: “Cehennemde Allah’ın sonsuz azabının hikmeti nedir?” ADALETİN TECELLİSİ Günahlarımıza karşı Allah dilerse affeder; dilerse affetmeyip dünyada, kabirde veya Cehennemde azap...
Peygamberimiz çocuğa neden beddua etmiştir?
8.978
İstanbul’dan Hanım okuyucumuz: “Bediüzzaman Mektubat’ta şu şekilde bir mu’cize naklediyor: “Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü vesselam namaz kılarken hırçın bir çocuk namazını kat’edip geçtiğinden Resul-i E...
Cennet Allah´ın lütfu ve fazlı iledir
1.434
İsmail Can: “Risale-i Nur’da geçen ‘Allahü Teâlâ’nın Cennete koyması fazlından, Cehenneme koyması adaletindendir’ sözünü açıklar mısınız? Sevabı günahından fazla bir insanın Cehenneme gitmesi mümkün m...
İman etmemiş birisi cennete gider mi?
1.558
İstanbul’dan okuyucumuz: “İman etmemiş; ama iyilikte hissesi çok olan birisi cennete gider mi? Bu kişinin ahiretteki durumu nedir? Eğer cennete gitmez ise yaptığı iyiliklerin sevabı ne olacak? Bu adal...
İsm-i Muğis’in yardımı ne zaman gelir?
362
Elif Sütçüoğlu: Muğis ismini okurken manasını düşündüm: Cenâb-ı Hakk’ın hiçbir kulunu yardımsız bırakmaması, çaresizlere ummadıkları yerden çare olması demek. Ama işitiyoruz ki, suçsuz yere bebeklerin...
Azapta tecellî eden adalet
524
İstanbul’dan okuyucumuz: “Cehennemde Allah’ın sonsuz azabının hikmeti nedir?” Günahlarımıza karşı Allah dilerse affeder; dilerse affetmeyip dünyada, kabirde veya Cehennemde azap verir. Dilerse tövbe...
Adalette Nuşirevan’ın neresindeyiz?
64
İzmir / Karabağlar’dan Ali Akbaş: “Kur’ân’ın dört esası nedir? Adalet ve ibadet arasında nasıl bir ilişki vardır? Adaletin önemi ile ilgili İslâm tarihinden yaşanmış örnekler verebilir misiniz?” &nbs...
Cehennemin şiddeti
851
 Emin Bey: “Cezâ Allah’ın merhametine sığar mı? Cehennemde cezânın şiddeti ne olacak?” 1- Cehennem zulüm ülkesi değil, Allah’ın Adl, Âdil, Kahhâr, Gâlib, Celîl, Hâkim, Azîz ve daha pek çok isimle...
Divan-ı Harp’te Bediüzzaman – 1
35
Muzaffer Bey: “Bedîüzzaman, Otuz Bir Marttan sonra çıkarıldığı Dîvân-ı Harb-i Örfî’de yaptığı on bir buçuk maddelik savunmasında tam bir hürriyet, vatanperverlik ve şerîat dersi verir ve müdafaası son...