Açlık ve iştiha şükürden sayılır mı?

Mehmet Bey: “Açlık ve iştah tama mıdır, şükürden midir? Şükürden sayılırsa şartları var mıdır?”

Şükür ve Tama Nedir

Tama, bir nimete karşı duyulan abartılı açlıktır. Doyduğu halde doymamaktır. Gözü açlıktır. Herhangi bir dünya malına gösterilen şiddetli hırstır. Buna mecazi açlık da denebilir.

Şükür, tama’ın tam zıttıdır. Aç olsa bile doygunluk göstermektir. Gözü tok olmaktır. Açlığı veya yoksulluğu dolayısıyla Allah’a küsmemektir. Rab olarak Allah’tan razı olmaktır.

Gerçek açlık fiilî bir haldir. Tama’dan veya hırstan sayılmaz. Fakat tama’ ve hırs, karnın fiilî olarak doyduğu halde gözünün doymamasıdır. Bu bir faciadır, bir güzel ahlâk değil, bir kötü huydur; bir fazilet değil, bir rezilettir.

Fiilî açlık sabredilirse ve Allah’ın mülkü olan nimetlere karşı duyulduğu bilinirse şükür olur. Bu şartlarla iştah da şükürden sayılır.

ŞÜKRÜN ÇEŞİTLERİ

Şükrün başlıca çeşitleri şunlardır:

1- El ile yapılan şükür: Eli harama uzatmaktan kaçınmak. Eli helâle ve meşrû olana uzatmayı prensip edinmektir.

2- Dil ile yapılan şükür: Dilimizi şükürde kullanmak, küfran ve isyan sözlerinden sakınmak, dili kırıcı, incitici, kınayıcı, hafife alıcı bir üslûptan ve kötü sözden korumak, dile yumuşaklık, tatlılık ve nezaket kazandırmak, dili teşekkür hislerine tercüman kılmak.

3- Kalp ile yapılan şükür: Kalbi kin, nefret, haset, şikak, nifak, husûmet, adavet, düşmanlık hislerinden temizlemek. Boş şeylerin ve dünyanın günahlı ve fani yüzünün sevgisini kalbe koymamak. Kalbi Allah’ın razı olduğu şeylerin, yani bakıyat-ı salihatın1, yani tespih, zikir, tefekkür, şükür, sabır, tevekkül, kanaat, takva, ibadet, muhabbet, feragat, fedakârlık, tevazu ve cömertlik gibi ahirette faydası olacak, baki olarak elimizde kalacak salih değerlerin sevgisiyle doldurmak.

4- His ve cihazatımızla yaptığımız şükür: Başta iman olmak şartıyla, güzel yaratılan ve lütfedilen şeylerin güzelliklerini, tadını, lezzetini, yapraklarına, tomurcuklarına, meyvelerine konulan ince ve mu’cizevî san’atları gözümüzle, kulağımızla, hislerimizle kavramak, cihazatımızla zevk etmek bir nevî manevî şükürdür.

Açlık hissi bir manevî şükürdür. Çünkü Allah’ın nimetlerine isteği güçlendiriyor. Susuzluk hissi bir manevî şükürdür. Allah’ın emsalsiz değerlerle yarattığı suya iştiyak veriyor. Suyu içerken, damağımıza dilimize dokunup geçerken verdiği serinlik, letafet ve canlılık hissi manevî birer şükürdür. Yiyecek taneciklerini dilimizde evirip çevirirken, dişlerimizle çiğnerken aldığımız lezzet, sevinç, huzur, doygunluk hissi, mutluluk gibi pozitif değerlerin hepsi manevî birer şükür hükmündedir. Çünkü veren Allah’tır. O güzel meyvelerin ve tatlı rızıkların hepsi Allah’ın has bahçesinden ve sonsuz hazinesinden akıyor. Bunu bilmek ve rızıkları bu imanla tatmak manevî birer şükürdür.

ŞÜKÜRDEN ŞİRKE GEÇMEYELİM!

İşte Üstad Hazretleri veciz üslûbuyla bu hakikati ifade ediyor:

“Rızka iştiha ve iştiyak, bir nevî şükr-ü fıtrîdir. Ve telezzüz ve zevk dahi gayr-ı şuurî bir şükürdür ki, bütün hayvânatta bu şükür vardır. Yalnız insan, dalâlet ve küfürle o fıtrî şükrün mahiyetini değiştiriyor, şükürden şirke giriyor.”2

Burada bir uyarı da var: Dalâlet ve küfür içinde olanlar bu manevî şükürden hissedar olamıyorlar. Yani yiyip içerken bunların Allah’ın ikramı olduğunu düşünmemek ve bunları esbaba veya tesadüfe vermek bir şirk halidir. Böyle şirk içinde iken insan elbette manevî şükürlerden hissedar olamıyor.

5- Beden dili ile yapılan şükür: Bedenin helâl rızıklarla doldurulması, haram şeylerden sakındırılması, bedenin ibadette, taatte, faydalı işlerde ve bakiyat-ı salihatta kullanılmasıdır.

6- Hal dili ile yapılan şükür: Halimize ve tavrımıza, istek ve arzularımıza, duygu ve heyecanlarımıza, fiillerimize ve işlerimize, zevkimize ve keyiflerimize, hedefimize ve yarınlarımıza şükrü yerleştirmek, şükrü kendimize hal eylemek, şükrü ahirete yol eylemek, şükür ile halleşmek ve kişiliğimizi şükür ile yoğurmaktır.

7- Mal ile yapılan şükür: Zekât ve sadâka vermek, elindekini başkalarıyla paylaşmaktır.

Cenâb-ı Hak cümlemizi şükredenlerden eylesin. Âmin.

Dipnotlar:
1- Şuâlar, s. 210.
2- Mektubat, s. 349.

image_pdfimage_print

KONU İLE İLGİLİ MAKALELER

Kaç türlü şirk vardır?
911
Necati Bey: Peygamber Efendimiz (asm) buyurmuştur ki: “Ümmetim hakkında en çok korktuğum şey, Allah’a ortak koşmalarıdır. Ben, güneşe, aya ve puta tapacaklarını söylemiyorum. Fakat Allah rızası dışınd...
Namaz nedir? Niçin kılınır?
10.710
İzmir Seferihisar’dan Yavuz Selim: “Namazın önemi üzerinde durur musunuz?”   Namaz; kul ile Rabb’i arasında gizli bir bağ, esrarlı bir iletişim vâsıtası, sırlı bir köprüdür. Namaz; kulun Rabb’...
Allah, bütün günahları affeder
2.725
Gürkan Özsoy: “Müslüman kişi şirke düşse tevbe ettiğinde affedilme ihtimali var mıdır?” Elbette vardır. Esasen İslâmiyet’te ümitsizlik yoktur. Allah bütün günahları bağışlar. Şu âyet hiçbir günahı d...
Bayramın kıymetini bilelim
1.875
Kurban Bayramına ulaştık elhamdülillah. Müslümanlar, insanlığa barış mesajları verecekler. Bizi barış ve sevgi bayramına eriştiren Rabb’imize sonsuz hamd ü senalar olsun.   Bayrama erişmek, Cen...
Kur´ân´ı anlayarak okumak
623
İzmir/Bornova’dan Hüseyin AKGÖL: “Sevabına Kur’ân okumak ne demektir? Anlamını idrak etmeyerek okuduğumuz bir sûreden hiçbir şey anlamıyoruz. Bunun da sevap olduğu söyleniyor. Anlamını kavramadan okus...
Doğum günü kutlamak
604
Şanlıurfa/Birecik’ten Gani bey: “Doğum günü kutlamak câiz midir? Hıristiyanlara benzemeyin deniyor.”   Bir Müslümanın, Hıristiyanların örf ve âdetlerini kabullenmesi, yaşaması, ihya etmesi,...
Duâda vesîle şirk midir?
7.016
Abdullah Bey: “Duâda Peygamberleri, velileri, Allah dostlarını vesile ve şefaatçi yapmak şirk midir? Peygamber hürmetine, evliya hürmetine... diye duâ yapılabilir mi?” DUÂ EDİN, CEVAP VEREYİM İnsan...
İman, amel ve tevhit kelimeleri
883
Antalya’dan Ahmet İleri: “1- Allah için namaz kılıp oruç tutup sonra, cehaletten dolayı şirk sözü söyleyip şirk eylemi yapan insanların itikat açısından durumları nedir? 2- Allah’a ibadet ettiği hal...
Kanaatin faziletleri
535
Abdullah Bey: “Kanaat etmek ne demektir? Faziletleri nelerdir?”   SÖZLÜKTE KANAAT Kanaat sözlükte, elindekini yeterli bulma, kazancı ile yetinme, neticeye razı olma, hakkıyla çalıştıktan son...
Her şey için Allah’a şükür borçluyuz
2.090
Salih Bey: “Orucun şükre bakan yönü nedir?” Biz her şey için Yüce Allah’a karşı şükür borçluyuz. Öyle ki, her isteğimiz karşılanıyor. Her ihtiyacımız görülüyor. Her derdimiz derman buluyor. Her duâ...
Şirk-i hafî ne demektir?
1.483
Özgür Tümer: “Şirk-i hafî ne demektir? Örneklerle açıklayabilir misiniz?” Şirk, Allah’a eş ve ortak koşmak demektir. Cahiliye dönemi putperestleri müşriktiler. Yani Allah’ı bildikleri halde putlar...
Bir şükür kaynağı: Nefes alıp verişimiz
1.386
İzmir/Pınarbaşı’ndan Caner Çiçekçi: “İnsan nasıl nefes alıyor? Nefes alıp verirken oksijen alıp karbondioksit verdiğini biliyoruz. Fakat nasıl oluyor da insan oksijeni karbondioksite dönüştürüyor? Ve ...
Özgüven fahr değil, şükürdür
3.184
Abdullah Bey: “Kendine güven duygusunu geliştirirken nefsimiz şımartılmıyor mu? Kendine güven nasıl olmalıdır?”   Ne kendimizi yok sayabiliriz, ne de kendimizi olduğumuzdan fazla büyütebil...
Riyanın mahşerdeki görüntüsü
553
Necati Bey: “Ümmetim hakkında en çok korktuğum şey, Allah’a ortak koşmalarıdır. Ben, güneşe, aya ve puta tapacaklarını söylemiyorum. Fakat Allah rızası dışında yapılan amelleri ve gizli arzuları kast ...
Şükür ve zekât
585
Remzi Bey: “Zekât emrinin yeterince dinlenmediğini ve anlaşılmadığını görüyoruz. Malın şükrü nasıl yapılır? Bir servet sahibi mal varlığından dolayı mahşer sualinden nasıl kurtulur?” Malın şükrü, mal...
Bu makale size yardımcı oldu mu? Evet Hayır

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir